Yurt Dışı Marka Tescili

Yurt Dışı Marka Tescili

Yurt Dışı Marka Tescili
Ülkemizde yapılmış marka tescil başvuruları ve marka tescilleri yalnızca Türkiye’ de markanızın korunmasını sağlamaktadır. Eğer ki marka sahipleri uluslararası pazara çıkmak, yurt dışında bayilik vermek isterlerse, ihracat, fuar katılımı da dahil yurt dışında gösterecekleri her türlü ticari faaliyet için kendilerine ait markalarını ticari faaliyet gösterecekleri ülke ya da ülkelerde tescil ettirmeleri gerekmektedir. Marka tescil izmir firması olarak; yurt dışında faaliyet gösterecek markaların diğer ülkelerde tescil işlemi 4 farklı yöntemle yapılabileceğini açıklamadan önce Marka Vekilimiz Necati Oktay SAKARYA’nın bu konudaki bilgilendirme videosuna göz atalım.
Yurt Dışı Marka Tescili Hakkında

Madrid Protokolü Kapsamında Marka Tescili: Avrupa Birliği’ ne üye ülkelerin yanı sıra birçok ülkende yapılan bir başvuru ile tescil ettirilen marka koruma altına alınır. Türkiye’ de 1999 yılında Madrid Protokolü’ ne üye olmuştur. Marka tescili isteğe bağlı olarak Madrid Protokolü’ ne üye bütün ülkeleri veya bazılarını kapsayabilir. İsviçre Cenevre’ de bulunan WIPO (Dünya Fikri Haklar Örgütü)  yurt dışı marka tescil işlemleri için yetkili kurumdur. Tek bir başvuru ile Madrid Protokolü’ e üye ülkelerde marka tescil işlemlerinin yürütülmesi açısından avantajlıdır. Markanın Türkiye’ de tescil ettirilmesi ya da tescil başvurusunun olması uluslararası marka tescili için zorunludur.
Topluluk Marka Tescil Sistemi: Avrupa Birliği’ ne bağlı ülkelerin üye olduğu tek bir başvuru ile markanın bu ülkelerde koruma altına alındığı sistemdir. OHIM-Office For Harmonization In The Internal Market Avrupa topluluğu marka tescil başvurusu için yetkili kurumdur ve İspanya’ da bulunur. Türkiye’ deki marka sahipleri de Paris Sözleşmesi kapsamında Topluluk Marka Tescili Sistemi ile markalarını tek bir başvuru ile tescil ettirip bu ülkelerde koruma altına alabilirler.

OHIM’ e yapılan başvurudan sonra inceleme yapılır ve ülkelerden ayrı ayrı alınan inceleme raporları başvuru sahibini bilgilendirmek veya olası bir itirazların tespiti için başvuru sahibine ulaştırılır. Türkiye’ de yapılacak marka tescili, marka başvurusu olmadan da yürütülecek bir sistemdir.

Ulusal Marka Tescili: Ulusal Marka tescil işlemleri Avrupa Topluluğu Tescil Sistemi ve Topluluk Marka Tescil Sitemine dahil olmayan ülkelerde tek tek yürütülür. Bu ülkelere tek tek başvuru yapılarak markanızın korunması sağlanır. Başvuruda bulunulacak her ülkenin başvuruda uyguladığı prosedür birbirinden farklıdır. Bu ülkelerde işlemler ülkeler arası karşılıklılık ilkesine göre yapılır. Marka Tescil başvuruları ve tescil işlemleri her ülkeye göre yürütülecek iş ve işlemlerden dolayı farklılık gösterebilmektedir. Tescile konu olan hizmet veya malın niteliğine hizmet sınıfının çeşitliliği açısından marka tescil işlemlerinin maliyeti artabilir.

Marka tescil belgesinin alınması marka başvurusunun ardından 2 ila 4 yıl içerisinde olabilir.

Bölgesel Marka Tescil Sistemi: Birkaç ülkenin bir araya gelerek oluşturduğu bu ülkelerde geçerli olan bölgesel nitelikli bir marka tescil sistemidir.  

OAPI
Benin, Burkina-Faso, Cameroon, Central African Republic, Chad, Congo,, Equatorial Guinea, Gabon, Guinea (Conakry), Guinea-Bissau, Ivory Coast, Mali, Mauritania, Niger, Senegal, Togo ülkelerinin dahil olduğu ‘’Afrika Fikri Haklar Örgütü’’ üyesi Afrika  ülkelerinde tek bir başvuru ile bölgesel koruma sağlayan bir marka tescil sistemidir.
BENELUX
Hollanda, Belçika, Lüksemburg ülkelerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir bölgesel marka teşci sistemidir. Yapılan tek başvuru bu ülkelerde markanın korunmasını sağlar.
Yurt dışında markanın tescil ettirilme süreci uzun süreli bir çalışmayı gerektirmekte ve bu sürecin nasıl yönetildiği marka tescili işlemlerinin sonuçlarına direk etkilemektedir. Verilen vekillik ve danışmanlık hizmeti tescil ettirilmek istenen markanın başvuru belgelerinin resmi kurumlarca incelenmesi sırasında ortaya çıkabilecek olası uygunsuz/ ret kararları gibi ihtimallerin en aza indirilmesi açısından çok önemlidir. Yapılan yönlendirmeler ve alınan tedbirlerle hem maddi açıdan ve hem zaman açısından tasarruf sağlar.
Yurt dışında yapılacak olan marka tescil başvurundan önce markanın uygunluğunun araştırılması, tescilin olup olmayacağı konusunda ön araştırma yapılması ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçları önceden engellemek anlamında önemlidir. Fakat tek başına yeterli değildir. Yapılacak başvuru için ülkelerin uyguladığı prosedürleri iyi bilmek, ülkelerin yasaları konusunda bilgi sahibi olmak ortaya çıkabilecek olumsuz durumları engellemek, zaman kaybının ve maddi kaybın önüne geçme konusunda çok önemlidir.
Yurt içi ve yurt dışı marka tescil işlemlerinde bizimle iletişime geçerek sürecin doğru yönetilmesi konusunda danışmanlık hizmeti alabilir, ofisimizi ziyaret ederek süreç ile ilgili alanında uzman danışmanlarımızdan bilgi alabilirsiniz. Yurt dışı marka tescili marka değerinizi yasal yollardan koruyacak yapacağını yurt dışı ticarette markanızı ve sizi koruma altına alacaktır. Markanızın yurt dışında korunmasını istiyorsanız mutlaka marka tescil işlemini yaptırmanız gerekir. Yurt dışı marka tescili işlemleriniz için alanında uzman ve tecrübeli kadromuzla süreci doğru yönetmek için her zaman hizmetinizdeyiz.

Marka İzleme Hizmeti

Marka İzleme Hizmeti

Marka İzleme Hizmeti
Marka İzleme Nedir
Markalaşma emeğinizin ve verdiğiniz hizmetin hukuki açıdan korunması demektir. Oluşturduğunuz markanızın korunması da tescilli olması ile sağlanmaktadır. Tescilli marka hem marka sahibini hem de tüketicileri birçok açıdan güvence altına alır. Marka sahibine taklit eden ya da o markayı kullanmak isteyenlere karşı hukuki yollardan koruma sağlar, emek hırsızlığının önüne geçer, kullanılan marka tüketici için de saygınlık demektir. Tüketici markayı bir bakıma sigorta olarak görür. Tüketici için marka güvencedir. Aynı zamanda markalaşma tüketici-hizmet arasındaki iletişimde etkin rol oynar. Bu yüzden tescilli bir marka her zaman daha avantajlıdır. İzmir marka tescili ofisi olarak bu konuda verdiğimiz hizmeti ve marka izleme ile ilgili detayları aşağıdaki gibi sizler ile paylaştık.
Markanızı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmek markanıza 10 yıllık bir koruma sağlayacaktır. Yasal yollardan marka değeriniz bu süre zarfında korunacaktır. Ancak bu koruma markanızın tehlikede olmadığı anlamına gelmez. Bu yüzden süreç içerisinde marka takibinin iyi yapılması gerekir. Müşterilerimizin marka izleme konusunda da en iyi hizmeti alabilmesi için Egemark olarak uzman kadromuzla her zaman yanınızdayız.
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından her ay marka bültenleri yayınlanmaktadır. Marka takip biriminde çalışan tecrübeli yetkililer tarafından yayınlanan bu bülten analizleri titizlikle incelenir. Yapılan inceleme sonucunda marka değerinize benzer bir marka tescil başvurusuyla karşılaşan danışmanlar tarafınıza haber vererek takip edilecek yol ile ilgili sizi bilgilendirirler. Bu durumda yapılacak ilk iş markaya itiraz etmektir. Çünkü Türk Patent ve Marka Kurumu benzer marka başvuruları için itiraz hakkı tanımıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu gerekçeleriyle birlikte yapılan itirazı değerlendirir. Eğer itiraz kabul edilirse söz konusu marka tekrar incelenir. Marka hakkının korunması açısından bu yöntem izlenebilecek en etkili yoldur.
Marka İzleme Ne İşe Yarar?
Marka değerinin korunması için en etkili yöntem marka takibinin yapılmasıdır. Marka izleme işlemi ile markanıza benzer marka tescilleri engellenebilir, markanız koruma altına alınabilir. 
Şirketimizde marka izleme, marka takip birimimizin Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil başvuruları yapılan markaların aylık yayınlanan marka bülteninde ilan edilen markaların takip etmesi ve incelemesi ile yapılır. Marka izleme hizmetimiz, markanıza benzer başvuruların olup olmadığı gelişmiş programlar vasıtasıyla değerlendirilip ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların tespit edilmesi sonuncunda yasal süreç ile ilgili değerlendirmelerin yapılarak müşterilerimize bilgi verilmesi şeklinde yürütülmektedir. Bu sayede Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayınlanan marka bülteninde yayınlanan binlerce marka içerisinde sizin markanıza benzer marka başvurularının tescil ettirilmesi önlenerek markanız koruma altına alınmaktadır. Kurulduğumuz günden bu yana edindiğimiz tecrübemiz ve deneyimli, alanında uzman danışmanlarımız ve marka vekilimiz ile marka takip işlemlerinizi Egemark Marka Tescil Ofisi olarak gerçekleştirmekteyiz.
Marka İzleme Hizmet İçeriğimiz:

Türk Patent ve Marka Kurumu’ nun aylık yayınladığı marka bülteni incelenerek benzer ya da ayırt edilemeyecek kadar benzeyen markalar varsa tespit edilir ve müşteriye bildirilir. Piyasa takibi yapılmaz.
Markanın aynısı ya da benzer marka tescil başvurusu tespit edildiğinde marka sahibi bilgilendirilir.
Marka izleme hizmeti sadece tespit ve bildirme hizmetini içerir. Bilgilendirme sonrası yapılacak itiraz talebi kararı müvekkile aittir.
Müvekkilin birden fazla olan markası tek bir ana markanın alt markaları ise tek marka kabul edilir. Marka sahibinin iki markaya kadar tek sabit ücrete tabiidir. Marka izleme hizmeti verilecek marka ikiden fazla ise ücretlendirme ayrı yapılır.

Marka izleme hizmeti konusunda güvenilir hizmet alabileceğiniz firmamız yapılan marka tescil başvurusu ve tescil işlemlerinizde gösterdiğimiz titizliği markanız tescil edildikten sonra izleme hizmetimizde de göstermekteyiz. Yaptığımız marka izleme hizmetimiz sonucunda benzer marka başvurusu bizim müvekkilimiz olsa dahi marka sahibini bilgilendirmekteyiz. Bu noktada siz müşterilerimizin güvenli hizmet alabilmesi açısından kendimizi sorumlu hissetmekteyiz. Marka tescil sürecinde ve sonrasında güvenilir hizmet alabileceğiniz, alanında uzman ve tecrübeli ekibimizle her zaman hizmetinizdeyiz. Hizmetlerimiz ile ilgili bilgi almak için ofisimizde yüz yüze tecrübeli danışmanlarımızla görüşebilir, online olarak da işlem yapabilirsiniz.

Marka Araştırması

Marka Araştırması

Marka Araştırması
Marka tescil işlemi için başvuru yapılmadan önce tescil ettirilmesi düşünülen markanın marka değerinin sorgulanması gerekmektedir. Marka sorgulama işlemi eğitim ve danışmanlık kurumları tarafından herhangi bir ücret alınmadan yapılmaktadır. Uzman yardımı almadan marka sorgulama işlemi başvuru sahibi tarafından da yapılabilir fakat alanında uzman birinden yardım almak tescil ettirilmesi düşünülen marka için güvenilir sonuçlar alınması açısından daha verimli sonuçlar elde edilmesini sağlar.
İzmir marka tescili firması olarak bizim de ücretsiz olarak verdimiz marka ön araştırması hizmeti için formumuzdaki ilgili alanları doldurup bize ulaştırmanız yeterlidir. Marka tescil başvurusundan önce yapılacak bu işlem tescil ettirilmek istenen markanın belirlenen alanlarda ön incelemesi yapılarak benzeri ya da aynısının başka birileri tarafından önceden tescil ettirilip ettirilmediğinin belirlenmesi işlemidir. Marka temsilcilerimiz doldurduğunuz form ellerine ulaşır ulaşmaz sorgulama işlemini gerçekleştirecek ve sizinle iletişime geçecektir.
Marka Vekili Necati Oktay SAKARYA

Markam Tescile Uygun mu Araştırması Nasıl Yapılır?
Marka tescili için ilk aşama marka değerinin uygun olmasıdır. Bu adım süreci başlattığından marka araştırma, üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Marka araştırma Türkiye’ de marka tescil patent işlemlerinin gerçekleştirildiği Türk Patent ve Marka Kurumu’ nun internet sitesinden online olarak yapılabilecek bir işlemdir. Marka araştırması Egemark’ ta marka danışmanlarımız tarafından Egemark ‘ ın şirket içi kullanımına açık olan müşteri takip sisteminden yapılmaktadır. Müşterilerimizin takibini daha kolay yapabilmek, markaların uygun olup olmadığını araştırmak için kurduğumuz bu sistem markaların hangi sınıfta tescilli olduğunu, tescil ettirilmesi düşünülen markanın tescile uygunluğunu kolayca görüp müşterilerimizin sorularına en kısa yoldan en doğru şeklide yanıt vermemizi sağlamaktadır.
Egemark, tescil ettirilmesi düşünülen markanın sorgulanması hususunda güvenerek başvuracağınız, size yardım etmek amacıyla kurulmuş profesyonel bir eğitim danışmanlık kuruluşudur. Firmamızda size sürekli destek olacak ve alanında uzman çalışanlarımız marka değerinizi ayrıntılı bir şekilde araştıracak,  aynı sınıfta bulunan diğer marka değerleriyle kıyaslayıp tescil ettirilmesi düşünülen markanın ‘’ ret olma’’ ihtimaliyle ilgili sizi en doğru ve güvenilir bir şekilde bilgilendirecektir. Marka değerinin kıyaslanmasında en önemli etmen markanın bulunduğu kategori, hizmet alanıdır. Bu yüzden tescil ettirmeyi düşündüğünüz markanın özelliklerinde benzer bir nitelik varsa markanın Türk Patent ve Marka Kurumu’ nun onayından geçmesi mümkün olmayacaktır.
Marka değerini yansıtacak ‘’marka’’ nız üzerine tescil edilen kişinin ya da temsil ettiği kuruluşun değerini yansıtmaktadır. Marka olarak seçilecek kelime ya da kelime grubunun sizi, yaptığınız işi yansıtması marka değeri için iyi olacaktır. Belirlediğiniz kelime ya da kelime grubunun kolay anlaşılabilir ve kullanılabilir olması da sizin açınızdan önemli bir noktadır. Bu kelime ya da kelime grubunu kendiniz bulabileceğiniz gibi alanında uzman marka danışmanlarımız da size bu konuda yardımcı olabilmektedir.
Marka tescil süreci şu şekilde özetlenilebilir: yapılan ön araştırma sonucu olumlu olan markalar tescil için uygun olarak görülmektedir. Eğer marka tescil için uygun değilse marka danışmanlarımız size farklı isimler konusunda öneride bulunarak araştırma konusunda fikir alışverişinde bulunacaklardır. Alternatif olarak düşünülen marka isimlerinden sizin için en uygun olanı seçilir. Marka değerinizi isminiz olarak belirlerseniz marka değeriniz isminiz ve soyisminiz olarak tescillenir.
Başvuru yapılıktan sonra marka tescil sürecinin ikinci aşaması olan yayın süresi olarak da bilinen sürece geçilir. Yayın süresi bütün markalar için geçerli olan resmi bir süredir. Yayın süresi üç ay sürer. Marka ‘’marka tescil bülteninde’’ yayınlandıktan sonra başlar. Marka tescili için yapılan başvurulan saatle birlikte markanın korunma süresi de başlamış olur. Koruma süresi ve yayın süresi denilen süreler birbirlerinden farklı şeylerdir. Koruma süresi Türk Patent ve Marka Kurumu’ na yapılan başvuru günü ve saati ile başlamaktadır. Yapılan başvuru, ön yazı denilen başvurunun hangi gün ve saatte yapıldığını gösterir bir resmi yazı ile size gönderilir. Yayın süresi ise markanın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde yayınlanan ‘’ marka tescil bülteni’’ nde yayınlanmasıyla başlar.
Bu üç aylık sürenin dolması ile markanız tescil belgesi almaya hak kazanmıştır. Bu süre içerisinde markanıza itiraz da gelebilir. Bu durumda Türk Patent ve Marka Kurumu ilgili itirazı değerlendirerek itiraz eden markanın sizin markanıza olan benzerliği konusunda inceleme yapar. Yapılan değerlendirme sonucu birbirine benzediği belirlenen marka için olumsuz cevap verilir ve marka reddedilir. Bu inceleme sonucu markaların birbirine benzemediği belirlenirse marka için Türk Patent ve Marka Kurumu olumlu karar verir ve yapılan itiraz reddedilir. Yayın süresi bittikten sonra marka, tescil belgesi almaya hak kazanmış demektir.
Marka tescil belgesi hem şahsa hem de kuruma ait olabileceği için markanın tescil edilmesi her bakımdan iyi bir durumdur. Tescillenmiş bir marka, marka sahibine bütün yasal hakları tanımaktadır. Bu açıdan tescilli bir marka sahibi için güvencedir. Tescilde öncelik ilkesine göre tescillenmiş ya da tescil için başvurmuş bir marka veya işaret sonrasında aynı bir mal ya da hizmet için tescil ettirilemez. Böylece markayı tescil ettiren kişi ya da kuruluş, mal veya hizmetler için tekel hakkı kazanır.
Marka tescil işlemi ürünlerinizin ve markanızın başkaları tarafından izinsiz kullanılmasını önlemek, emeğinizin ve vaktinizin sömürülmemesi adına önemli bir işlemdir. Bu yüzden alanında uzman kişilerden yardım almanız sürecin hızlı ve güvenilir bir şekilde ilerlemesi ve  markanızın tescil ettirilmesi açısından faydalı olacaktır. Tescil işlemleri ile ilgili alanında uzman kişilerden bilgi almak istiyorsanız profesyonel bir danışmalık kuruluşu olan Egemark’ ı tercih etmelisiniz. Marka tescil sürecinin ilk ve en önemli adımı olan marka araştırma aşaması geçildikten sonra tescil süresi başlamaktadır. Bu nedenle marka araştırmasına özen göstermeli alanında profesyonel kişilerden destek almalısınız. Tecrübesiyle 13 yıldır sektörde hizmet veren Egemark’ın uzman danışmanları ile süreci en doğru şekilde yönetip, markanızın tescil işlemlerinin istediğiniz şekilde sonuçlanmasını sağlayabilirsiniz.

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?
Marka Tescil Başvurusu (Yurt içi)
Türk Patent ve Marka Kurumu Türkiye’ de marka başvurularının yapıldığı yetkili tek kurumdur. Türk Patent ve Marka Kurumu’ na kayıtlı ve yetkili marka temsilcileri vasıtası ile başvuruda bulunulabileceği gibi Türkiye’ de bulunan gerçek ve tüzel kişiler tarafından da başvuru yapılabilir. Marka başvurusu 10- 12 ayı içine alan bir sürecin ilk aşamasıdır ve marka ismi ve marka örneği bakımından geri dönüşü olmayan, dikkat edilmesi gereken bir aşamadır. Bu yüzden bu aşamanın alanında profesyonel bir danışman tarafından yürütülmesi oldukça yararlıdır.
Türk Patent ve Marka Kurumu marka başvurusu yapıldıktan sonra markanın alanında benzerinin olup olmadığını ve belgelerin doğruluğunu inceler. Marka başvurusu yapıldıktan sonra da marka Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından başvurunun yapıldığı gün, saat, dakika itibariyle koruma altına alınır.
Kimler Marka Başvurusu Yapabilir
Türkiye Cumhuriyeti içerisinde oturan ve bunu belgelendiren ya da sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerle Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması ya da Paris Sözleşmesi kararları dahlinde marka başvurusuna sahip şahıslar marka başvurusu yapabilir.
Ayrıca karşılılık ilkesi gözetilerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığındaki şahıslara fiilen ya da yasal olarak marka koruması hakkı tanıyan ülkelerin vatandaşlığındaki gerçek veya tüzel şahıslar da marka başvurusu hakkına sahiptir.
Marka Başvuru Şekli
Marka başvurusu, tescil ettirilmesi istenen marka sahibi tarafından ya da temsilcisi tarafından internet üzerinden online olarak ( e imza ile marka başvurusu) ya da elektronik ortamda veya daktilo ile yazılmış bir dilekçe ile yapılır. El yazısı ile doldurulan başvuru dilekçeleri kabul edilmez.
Marka tescil başvurusu için gerekli evraklar şunlardır
Başvuru Şahıs Adına Yapılacaksa;

Vekâletname (noter tasdiki gerekmez)
Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
T.C. Kimlik No
Logo Örneği (varsa)

Başvuru Firma Adına Yapılacaksa;

Vekâletname (noter tasdiki gerekmez)
Vergi Levhası Fotokopisi
İmza Sirküleri Fotokopisi
Logo Örneği (varsa)

Marka başvurusunda bulunacak olan şahıs veya kuruluşların öncelikle dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır:

Tescil ettirilmesi düşünülen markanın piyasada bilinmeden, mümkünse marka sahibi tarafından kullanılmadan marka başvurusu yapılmalıdır.

Marka araştırması yapılmadan marka başvurusu yapılmamalıdır.

Kullanılmasına karar verilen markanın şirket kurulmadan önce gerekli olan incelemeler yapılarak piyasada bir benzerinin olup olmadığı araştırılmalı, sonrasında şirketin ticaret siciline kaydettirmelidir.

Ticaret unvanı ve marka birbirinden farklı kavramlardır. İşletmelerin birçoğu ticari unvanda kullanılan sözcük ya da sözcük grubunun marka olarak tescil ettirildiğini varsaymaktadır. Ticaret unvanının marka olarak kullanılması olağan bir durum olmakla birlikte unvanın ticaret siciline kaydedilmiş olması markanın tescilli olduğu anlamına gelmez ve marka hakkı korunmuş olmaz. Bu yüzden şirket kurulma aşamasındayken ticari unvanını aynı zamanda marka olarak kullanmaya karar verilmişse marka tescilini de yaptırmalıdır.

Marka başvurusunun ilk aşaması olan marka araştırması kesinlikle Türk Patent ve Marka Kurumu’ nda yapılmalıdır. Bu araştırmayı özel şirketler ücretsiz olarak kendi veri tabanlarını kullanarak da yapmaktadır. Ancak bu tür araştırmaların doğru veriler elde etme hususunda eksiklik gösterebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Türk Patent ve Marka Kurumu’ nda yapılmış olan marka araştırma sonucu hazırlanan rapor Türk Patent ve Marka Kurumu’ nda yetkili ve kayıtlı olan bir temsilci tarafından yorumlanması ve temsilcinin önerileri oldukça önemlidir.

Marka başvurusu yapılırken tanınmış markalar, yabancı markalar, nitelik anlatan, dini simgeler içeren ve kamuya mal olmuş değerler içeren kelimeler seçilmemeye özen gösterilmelidir. Bir marka temsilcisiyle çalışıyorsanız temsilciniz bu konuda sizi muhakkak bilgilendirecektir.

Temsilci belirleme kriteri öncelikle marka değerinizi emanet edeceğiniz birlikte çalışacağınız vekilin hizmet kalitesi ve güvenilirliği olmalıdır. Ücret de belirleyici bir etken olmakla birlikte verilen hizmetin niteliğini belirlemez. Bu yüzden bir kez yapacağınız, 10 yıl boyunca marka hakkınızın korunacağını göz önünde bulundurursak, marka tescil maliyetinin markanızla ilişkili olduğunu unutulmamalısınız. Alanında uzman olmayan, hukuki süreci tam olarak bilmeyen temsilciler tarafından yürütülen bu süreçte aksaklık yaşanması kaçınılmazdır. Bu yüzden temsilci seçilirken sürecin sağlıklı ve aksaklık olmadan ilerlemesi açısından öncelikle alanında uzman, hukuki bilgiye sahip vekiller seçilmeye özen gösterilmelidir.

Egemark alanında uzman danışmanları ile tüm bu sürecin en doğru ve güvenilir şekilde ilerleyebilmesi için hizmet veren 2006’ dan beri sektörde olan ve sürekli kendini yenileyen, geliştiren bir danışmanlık şirketidir. Ofisimize gelerek ya da telefon ile alanında uzman marka danışmanlarımızdan her konuda bilgi alabilirsiniz.
Marka Tescil Maliyeti Nedir?
Marka tescili, patent tescili, tasarım tescili işlemlerini ülkemizde Türk Patent ve Marka Kurumu gerçekleştirmektedir. Bu işlemleri gerçekleştirmek için Türk Patent ve Marka Kurumu’ na başvuru harcı yatırılmaktadır. Başvuru harcı tescil edilecek markanın tek veya birden fazla sınıfta tescil edilmesine göre farklılık gösterir. Bununla birlikte bu harç tutarı her yıl güncellenmektedir. Marka tescil maliyeti tescil edilmesi talep edilen ürün ve hizmetin kapsamına göre farklılık gösterir. Egemark tescil işlemlerinizi tecrübeli ekibi ve profesyonel danışmanları ile en uygun ücrete vermektedir.
MARKA TESCİL BAŞVURUSU için tıklayınız.

Tescilli Markanın Kullanım İspatı

Tescilli Markanın Kullanım İspatı

Tescilli Markanın Kullanım İspatı

Yürürlüğe 2017 tarihinde Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı emsalleri ile güncellenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(“SMK”) ile yapılan yeniliklerden birisi de, kullanım ispatı durumudur. Kullanmama defi olarak da belirtilen kullanım ispatı ile, tescilli markaların sektörde etkin bir şekilde kullanılması ve kullanılmayan markalar için de yapılan itirazlar sonucu bu markaların yeniden kullanımı ile ilgili sorunların ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.
Sinai Mülkiyet Kanunu’nda ticari markalarla ilgili önemli değişikliklerden biri, kullanım dışı savunma / kullanım kanıtı talebinin artık itiraz aşamasında, iptal ve ihlal eylemlerinde kullanılabilmesidir.

SMK gereğince markaların koruma süresi on yıl olup, marka sahibinin haklarını korumak için tek başına tescil yeterli olmamaktadır, üçüncü bir kişi tarafından marka hakkına müdahale edilmemesi için ilgili sınıfında tescil edilen markanın aktif olarak kullanıldığının ispat edilmesi gereklidir.

Marka tesciline yapılan itirazlarda, itiraza konu olan başvurunun en az beş yıllık tescil zorunluluğu ve itiraz başvurusunu yapan kişi, marka sahibinden ilgili sınıfta söz konusu markanın Türkiye’ de ciddi bir şekilde kullanıldığına ilişkin delil sunmasını ve haklı bir gerekçe olmaksızın kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmediğine ilişkin delil talep edebilmektedir.

Uygulama yönetmeliğinin 29. Maddesi uyarınca, Türk Patent Tescil Ofisi tarafından ciddi kullanım delili sunması için rakibe bir ay süre tanıyacaktır.

Ciddi kullanımına ilişkin genel bir kural konulması zor olduğu için kılavuz delilleri sınırlamayıp; Türk Patent Ofisi tarafından belirlenen formdaki bir kanıt listesi ile birlikte marka sahibi tarafından, ticari markanın özellikleri, kullanım süresi gibi etkin kullanımını gösteren bilgiler ile ticari etki oluşturacak kanıtları; fatura, ürün kodu, fiyat listesi, var ise internet satışları ambalaj, görseller, reklamlar ve Türkiye de kullanımı ile ilgili beyanları içeren bilgi ve belgeleri sunmalıdır. Türkiye’de; markanın tescil edilen sınıftaki niteliği, kullanım kapsamı, zamanı hakkında bilgi içeren fatura kullanımının ibrazı, söz konusu ticari markanın kullanıldığını ispat etmek için en etkili kanıtlardan biridir.

Kullanım kanıtı olarak kılavuza göre; anketler, pazar araştırmaları, ayrılan reklam bütçeleri de marka sahibinin yatırım yaptığını gösterir, ticari markaya ait kalite belgeleri de sürekli kullanımına delil olarak sunulabilmektedir. Diğer bir kanıt olarak, somut ayrıntılar ve ticari markaya ait web sitesi ve online satış hizmetleri de sunulabilmektedir. Bunlara rağmen, Türk hukukuna göre, açıklamalar Türk Patent Tescil Ofisi için karar vermesinde bağlayıcı değildir.
Marka tescil edilirken başvuru da girilen ana unsurda veya şeklinde değişiklik yapılması ya da farklı bir renk ile kullanılması, yine SMK uyarınca ihracat için kullanılan markanın ürün ve ambalajlarında kullanılması ve marka sahibinin izni ile distribütörlük, franchise şeklinde üçüncü kişiler tarafından kullanılması da ciddi kullanım olarak kabul edilir.
Marka sahibi; ekonomik kriz, savaş, afetler gibi haklı bir nedenden dolayı markasını kullanmaya ara verebilir ancak ekonomik durum bozukluğu haklı neden olarak kabul edilmemektedir. Markala sadece tescil edildiği ürün ve hizmetler için kullanıldığından diğer sınıflarda söz konusu marka üçüncü kişilerin başvuru yapabilme ihtimali ile karşı karşıya kalacaktır.

Sınai Mülkiyet Kanunu, tüzüğün 29. Maddesine göre, başvuruyu yapan kişinin karşı tarafa yanıt verme süresi 1 ay olup, ciddi kullanıma ait delilleri Türk Patent Ofisi’ ne sunması gerekmektedir. Kanıtları hazırlarken fatura vb kullanım delillerini içeren dosyayı önceden hazırlamak süreci hızlandırır, eğer kanıtlar ticari marka hakkında; faaliyet konusu, yeri, zamanı ve niteliği hakkında yeterli ise, Patent Ofisi’ nin kanıtları incelemesi daha kısa bir süre tamamlanabilmektedir.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. Maddesinde de belirtildiği gibi; marka tescil başvurularında, başvurusu yapılan marka için daha önceden tescillenmiş veya başvuru tarihinden önceki tarihlerde başvurusu yapılmış bir marka var ise, önceki hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 2 ay içerisinde yaptığı yayıma itiraz ile reddedilmesini talep edebilir. İtiraz gelme durumunda başvuru sahibi, itirazı gerçekleştiren kişiden söz konusu markayı beş yıl süresince ilgili mal ve hizmet sınıfında kullandığını ispat etmesini talep edebilir. Markanın ciddi kullanımının ispatı def’i olarak ta tanımlanan bu talep ile, ciddi kullanıma ait yeterli kanıtlar sunulamazsa yayıma itiraz reddedilir ve başvuru sahibinin markası tescil sürecine girer. Bu noktada bir diğer önemli konu ise başvuru sahibinin ciddi kullanım ispatını isteyebilmesi için itirazı gerçekleştiren önceki hak sahibi söz konusu markasının beş yıldır kendisinde tescilli olması gereklidir.

Kanunun 29. Maddesi uyarınca marka tacizi sayılan durumlar; marka sahibinin, marka tacizinin önlenmesini, zararın karşılanmasını ve bunun gibi durumları talep etme yetkisi vardır. Bu gibi maka tacizi davalarında, davalı Kullanım İspatı Defî sunabilecektir. Bu durumda davacı, dava zamanından önceki 5 yıl içinde markasının Ciddi kullanımını kanıtlamadıkça tescilden doğan hakları yok olacaktır.

Tescil edilmiş bir markanın, mutlak veya nisbi haklarının geçmişe yönelik hükümsüz sayılarak bu kararın verilmesi durumunda kanunun 25. maddesi ile sağlanan tüm koruma hakları hiç olmamış sayılır. Bu durumda da kullanım ispatı def’i sunulabilir. Böyle bir dava da davacı, geriye dönük beş yıllık ciddi kullanımını ispat etmek zorundadır.

Markanın beş yıllık ciddi kullanım ispatı yapılamaması ileride iptal edilmesine neden olabilir, ilgili ürün veya hizmet sınıfında kullanımı ispatlanan markanın da kısmi iptal durumu söz konusu olabilir ama markayı değiştirecek şekilde iptal edilme durumu olmaz, iptal talebinde bulunulmasında önceki üç ay içerisinde örnek sunulan kullanımlar ciddi kullanım olarak kabul edilmez.

Sonuç olarak; Sınai Mülkiyet Kanunu ile getirilen kullanım ispatı hem başvuruyu yapan hem de itiraz da bulunan kişiler için önemli olup, yapılan savunma yayımlanan kılavuz dikkate alınarak yapıldığında etkili olacaktır. Markaların koruma süresi on yıl olmasına rağmen bu kanun ile, söz konusu marka usulüne uygun kullanılmıyor ise marka sahibine tanınan haklar daralmakta olup markayı kaybetmesine bile neden olabilir. O yüzden ilgili sınıflarda tescili gerçekleşen markalar aktif olarak kullanılmalı ve buna ilişkin tüm kanıtlar sunulabilir nitelikte olmalıdır.

EUIPO Marka Başvuru Süreci

EUIPO Marka Başvuru Süreci

EUIPO Marka Başvuru Süreci
Marka; şirketlerin ürettiği ürün ve faaliyet gösterdiği hizmetleri benzerlerinden ayırmak için, isim, logo ve ayırt edici niteliği olan betimlemelerden veya bunların birleşimden oluşan simgelerin bütününe denir.
Marka hakkı; markayı kullanmada, hak sahibine; üçüncü kişilerin marka kullanımına karşı saldırıları engellemek, tescilden doğan haklarını kendi menfaati doğrultusunda kullanma ve maddi manevi faydaları içeren mutlak hak ve yetkiler sağlar.  Marka hakkının korunması; hem ülkesel anlamda işletmelerin rekabet edebilirliği hem de uluslararası pazarda ürün ve hizmetlerini tanıtabilmeleri açısından büyük önem arz etmektedir.
EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi)   
EUIPO, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi olup, Avrupa Birliğinin 28 üye devletinde geçerli olan ve ticari markanın ve/veya topluluk markası olarak tescil edilen marka ve tasarım koruması için özel haklar sağlayan ve süreci yönetmekten sorumlu fikri mülkiyet ofisidir.
Avrupa Birliği ticari markası ne olabilir?
Avrupa Birliği markası, ürün veya hizmetin açık ve net olarak anlaşılması şartıyla kişi adları dahil kelimeler, renkler, harfler, sayılar ve farklı işaretleri içerebilir.
AB 2015/2424 Değişiklik Yönetmeliğinde ki Ekim 2017 tarihindeki değişiklik ile belirlenmiş faaliyet sınıfında ki ticari markanın uygun formatlarda olması durumunda logo ile gösterme zorunluluğu olmadan başvuruda bulunulabilmektedir.
EUIPO Marka Tescili
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nde; ulusal tescil, bölgesel tescil, AB ülkeleri genelinde koruma sağlayan tescil ve uluslararası korumayı sağlayan 4 farklı koruma başvurusu yapılabilmektedir. EUIPO da yapılacak tek bir başvuru ile, Avrupa Birliğine üye ülkelerin hepsinde tescili yapılmış olan markanın korunması sağlanmış olur.                

EUIPO aynı zamanda uluslararası fikri mülkiyet tescili hizmeti de vermektedir. Buna göre bir fikri mülkiyet koruma başvurusu kurum tarafından, Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmakta olan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütüne (WIPO) gönderilmekte ve böylece dünya genelinde marka koruması sağlamaktadır.                   

EUIPO üzerinden yapılan tescil sisteminde mevcut durumda Avrupa Birliği üyesi olan ülkelerin yanında ileriki dönemlerde Avrupa Birliği üyeliğine girecek olan ülkelerde de otomatik olarak bir koruma sağlanmaktadır. Avrupa Birliği tescilinin koruması ülkemizde olduğu gibi 10 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. 10 yıllık periyotlarla yenileme yapılabilmektedir.
Başvuru Süreci
EUIPO daki marka başvuru süreci; inceleme, itiraz ve tescil süreçlerinden oluşmaktadır. İnceleme aşamasında başvuru talebinde kurum tarafından; kimlik bilgilerinin ve seçilen marka sınıfının uygunluğu, markayı temsil eden ayırt edici sembollerin varlığı, markaya ait mal ve hizmetlerin açıklaması ve başvuru ücretinin ödenip ödenmediği incelenir.
Şartlara uygunluğunun kontrolünden sonra sınıflandırma aşamasında; marka vekili tarafından seçilen marka sınıfının uygunluk kontrolü ve kapsamının net olarak tanımlanıp tanımlanmadığı incelenir. İlgili süreçte EUIPO tarafından onaylanmış olan “Uyumlu Veri tabanı” adı verilen sistemin kullanılması halinde başvuru, ürün ve hizmete göre otomatik olarak sınıflandırılmaktadır. Sonrasında kurum, başvuru aşamasında sunulan tüm bilgilerin; imzalar, hak sahibi ve/veya marka vekili bilgilerinin uygunluğu ve kullanılan dil hakkında detaylı bir denetim gerçekleştirir, ilgili başvurunun Avrupa Birliği ülkelerinde de duyurulabilmesi için gerekli dillere çevirisi yapılır ve son olarak EUIPO tarafından benzer markaların varlığı kontrol edilmektedir. Buna ilişkin sonuç, başvurunun yayınlanmasından önce marka vekiline iletilmektedir.                
Bu aşamaları kapsayan süreçlerin herhangi birinde eksiklik veya yanlışlık tespit edilirse bu durumda mutlaka marka vekili ile resmi iletişim kurularak konu hakkında bilgilendirme yapılır ve bu tarihten 2 ay içerisinde marka vekili tarafından tespit edilen eksikliği giderme veya itirazlara resmi olarak yanıt vermesi gerekmektedir, bu 2 aylık süre boyunca cevap verilmemesi ve/veya eksikliğin giderilmemesi durumunda kurumun başvuruyu reddetme hakkı vardır. Böyle bir karar çıkması durumunda EUIPO bünyesinde bulunan temyiz kurulları gözetiminde itiraz yoluna gidilebilmektedir.
Bu aşamaların başarılı bir şekilde tamamlanması ile birlikte ilgili başvuru Avrupa Birliği ülkelerinin resmi dillerine çevrilip yayına çıkartılmaktadır. Yayına çıkması ile birlikte itiraz süreci de başlamış olmaktadır.           

Başvurunun yayına çıktığı tarihten itibaren, başvurusu yapılan marka ile ilgili ana hak sahibi iddiası veya benzerlik içermesi ile ilgili itiraz olması durumunda; ana hak iddiası olan kişiler 3 aylık süre boyunca tescil ofisine itiraz başvurusu iletilebilir, benzerlik iddiası için yapılacak itirazlar ise markanın tescilinin gerçekleşmesinden önceki süre boyunca yapılabilmektedir.
Yayında kaldığı süre boyunca hiç itiraz gelmemesi veya iletilen itirazların değerlendirilmesi sonucu markanın uygun bulunması durumunda markanın tescil işlemi gerçekleştirilir ve marka yayına çıkarılır ve ilgili markaya istinaden hazırlanan tescil belgesi hak sahibine internet ortamında gönderimi sağlanır.

Gümrük ve İthalatta Marka ve Marka Tescili

Gümrük ve İthalatta Marka ve Marka Tescili

Gümrük ve İthalatta Marka ve Marka Tescili

Marka; şirketlerin ürettiği ürün ve faaliyet gösterdiği hizmetleri benzerlerinden ayırmak için, isim, logo ve ayırt edici niteliği olan betimlemelerden veya bunların birleşimden oluşan simgelerin bütününe denir.
Marka Hakkı; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre markanın tescil edilmesi ile elde edilir ve koruma sağlanır.
556 sayılı kararnamesine istinaden tescil hakkı kazanmış markalar için ‘’Tescilli Markalar’’ denilir ve tescilli markaların koruması başvuru tarihinden itibaren 10 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. On yıllık sürenin sonunda marka sahibinin onayı ile yenileme talebinin yapılması koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden başlayarak 6 ay için de yapılarak koruma sağlanabilir.
Uluslararası marka başvurusu yapılırken sıklıkla Madrid Protokolü kullanılmaktadır, bu sistemde Türk Patent ve Marka kurumu aracılığı ile önce ülkesel bazda yapılan marka tescili sonrasında, Madrid Protokolü’ ne taraf olan ülkelerden başvuru yapılacak ülkeler seçilerek uluslararası olacak şekilde geniş kapsamlı, hızlı ve etkin bir tescil başvurusu yapılabilmektedir.
Uluslararası başvurularda diğer bir sistem ise Avrupa Topluluk Marka Tescil Sistemidir. Bu sistemde marka sahipleri tek bir başvuru ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler kapsamında bir koruma sağlamaktadır.
Marka korumasıyla ilgili ülkemizdeki mevzuat; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Markaların Korunması Hakkında 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında 544 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname de yer alan yasal düzenlemeleri kapsamaktadır.
Gümrüklerde tescilli marka kontrolü uygulaması başlanması ile, ithalatta marka tescili ile ilgili 4458 sayılı Gümrük Kanunun 57. Maddesi ile 07.10.2009 tarihinde 27369 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 100. ve 111. Maddelerindeki yasal düzenlemeler ile hüküm altına alınmıştır.
Yönetmelikte; konuya ilişkin kavram tanımlamaları, kapsam, gümrük idaresince yapılacak işlemler, başvuru detayları ile birlikte yetkili mahkemenin marka hakkı ihlalinde bulunulduğuna karar verdiği eşyaya ilişkin yapılacak düzenlemeler belirtilmiştir.
Gümrük Kanunu 57/5 de ve Fikri ve Sinai Haklar mevzuatında yayımlanan ifadeler de yurt dışından gelen yolcuların marka ürünler getirmeleri ile ilgili; ticari kullanımı olmayan kişisel eşya ve vergi muafiyetinde kalan hediyelik eşyalar için kapsamında bu madde gereklilikleri uygulanamaz diye belirtilir. Yanlarında eşya getirmek isteyen yolcuların Bakanlar kurulu tarafından yayımlanan ilgili kararları incelemeleri gerekir.
Marka tescil hakkının ihlali ile ilgili başvurular elektronik ortamda Gümrükler Genel Müdürlüğüne yapılır. Bu başvuru, hak sahibi, hak sahibinin marka vekili, hakkı kullanmaya yetkili kişi tarafından gerçekleştirilebilir.
İthalat yapan firma eğer markasının ihlal edildiğini düşünürse; gümrüğe verilen eşya, marka sahibinin dışında farklı birine daha yarar sağlayacak düzeyde ayırt edici özelliklere sahip marka olarak yorumlanırsa marka sahibi gümrük idaresine başvuru yapabilir ve eşya ile ilgili yapılan faaliyetleri durdurma ve ürüne el koyma yetkisi Gümrük rejimi hükümlerine göre Gümrük İdaresine verilmiştir.
Alıkonulan ürün ile ilgili marka sahibi bilgilendirme yapıldıktan sonra, ürünün yapısına ve bozulma süresine göre karar verilen süreleri takiben ürün hakkında beyanda bulunan kişinin talep ettiği gümrük hükümlerine göre karar verilir ve işlem yapılır. Haklı bir gerekçe bulunur ise, marka sahibinin isteği üzerine 10 iş gününe kadar ek süre tanınabilir.
Örnek ile detaylandırmak gerekirse; marka sahibi dışında, üzerinde logo, ayırt edici işaret bulunan ürün, herhangi bir kişi veya tüzel kişilik aracılığı ile ithal edilmesi ile Gümrük sahasına giriş yaptıktan sonra ithalat prosedürü işler. Ürün sahaya girmeden önce özet beyan da bulunulur. Gümrük sahasına giriş yapan ürün, getiren kişi veya taşıma yetkisini üstlenen kişi tarafından gümrüğe sunulur ve sahaya sunan kişi ürünü daha önce beyan edilmiş olan özet ile ya da gümrük beyannamesi ile sunulur, ve ürüne gümrük tarafından onaylanmış işlem, kullanım şekli belirlenir.
Ürün veya eşya gümrük tarafından onaylanmış kullanıma tabi tutulmadan önce kısa süreli depolanan eşya olarak adlandırılır ve sadece gümrük tarafından belirlenen yerlerde ve koşullarda saklanabilir.
Ürünün gümrük rejimine tabi olması; serbest bölgeye girişinin olması, gümrük bölgesi dışına tekrar ihraç edilmesi, imha edilmesi veya gümrükte bırakılmasına gümrükçe onaylanmış işlem denir.

Kullanıma tabi tutulması istene ürün, yetkili gümrük idaresine uygun gümrük rejimine göre beyanı verilir. Gümrük beyanı; yazılı, sözlü, veri işleme veya ürün/eşya sahibi tarafından gümrük rejimine tabi tutulmasını belirtmesi yolları ile yapılabilir.
Genelde yazılı olarak verilen ve ticari bir ürünün ithalini gerçekleştirecek kişi tarafından gümrük beyannamesi, serbest dolaşım hakkına izin beyannamesidir. Tecil sürecini takiben bu beyanname ürünün belgeleri ve görsel kontrolünden sorumlu muayene memurları tarafından incelenmesi için bırakılır. Muayene memuru fiziksel ve belge kontrollerin yapılmasından, ithalat ve/veya ihracatına onay verev vergilerin alınmasından ve ürün üzerinde denetim yapma yetkisine sahip görevli kişilerdir.
Bu süreçte üründe marka haklarına aykırı bir durum var ise tespiti yine muayene memuru tarafından gerçekleştirilir. Uygun olmayan her durum ilgili Gümrük İdaresine bildirilmelidir.
Muayene sürecinden önce veya sonra ürüne ait markanın hak sahibinin (marka tescil sahibi, distribütör gibi) başvurusu ile, ürün/eşya ile ilgili tüm işlemler durdurulup alıkonma işlemi de uygulanabilir. Alıkonulan ve işlemleri durdurulan ürün çabuk bozulabilir bir ürün ise marka sahibine 3 gün, değil ise 10 günlük ek süre tanınır. Bu süre zarfında marka sahibi, Ticaret Mahkemesine başvuru yapıp ürünün işlemlerini kati suretle durdurma hakkına sahiptir. Başvuru yapıldıktan sonra ilgili gümrük idaresi bilgilendirilir ve Gümrük Kanunu’nun 177 ve 178 maddeleri uyarında ürünün tasfiye işlemi başlatılır ve eşyanın girişine izin verilmez.
Eğer belirtilen süre içinde marka değeri taşıyan ürüne ait Türkiye’de marka hakkına sahip kişi/temsilci bulunamaz veya el konulan ürün için gerekli başvuruların yapılmaması halinde ürün için herhangi bir mahkeme kararı da yoksa Serbest Dolaşıma giriş işlemleri yapılır ve ürünün ithalatına izin verilir.
Yukarıda da belirtildiği gibi ithalatı yapılan ürün/eşya için giriş işlemlerinde marka konusunun önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Gümrük bölgesine giriş yapılan ürünler için marka ihlallerinin önlenmesi için alınan ve uygulanan tedbirler sürekli geliştirildiği için  firmalar da bu konuda neler yapması gerektiği konusunda daha fazla bilgi sahibi olmalıdır.

Yeni İş Fikri ve Bu Fikrin Hukuki Güvenliğinin Sağlanması

Yeni İş Fikri ve Bu Fikrin Hukuki Güvenliğinin Sağlanması

Yeni İş Fikri ve Bu Fikrin Hukuki Güvenliğinin Sağlanması

Bir işletme için girişimcilikte en önemli husus fikri mülkiyet yani, bir buluş veya daha önceden var olan bir iş fikrine yeni unsurlar eklenmesidir.
Bu makalede; sadece kavram olarak tanımlanan bir fikri hangi başvuru yöntemleri ile koruma altına alabileceğimizden bahsedeceğiz. Kural olarak; koruma fikrin kendisine değil fikri ifade ettiğimiz şekle göre belirlenir ve fikir; Patent, Faydalı Model, Endüstriyel Tasarım konusu oluşturabilecek şekilde ise öncelikle buna ilişkin başvuruların yapılması gereklidir. Yeni bir buluş veya fikirde öncelikle marka adına dair koruma sağlanmalıdır. Tescilli bir ticari marka; süreçte hem isim hakkını kullanma imkanı hem de müşteriler tarafından yaptığını işe dair bilinilirliğinizin artmasını sağlar.
Patent Koruması
Patent, kişiye buluşu ile ilgili fikir sahibi olduğunu kanıtlaması için bir yöntem ve tanınan bir haktır.  Patent başvurusunda, sadece akılda olan bir kavram Patent Yasasınca koruma altına alınamaz, buluş fikri mutlaka yazılı olmalıdır ve sahibine kullanım hakkı veren belgeye de patent denir.
Bir buluşun patent ile korunabilmesi için gereken nitelikler; o buluşun yeni olması, buluş ile ilgili konuda çalışan bir kişinin o buluşu kolayca uygulamaya dökemeyecek olması ve buluşun tamamıyla kuramsal değil pratikte de uygulanabilir özelliğe sahip olması gerekliliğidir. Bu özelliklere sahip buluşlar, patent kapsamına girmeyen buluşlar ve fikirler ile ayrılmalıdır ve patent başvurusu yapılırken dikkat edilmelidir.
Faydalı Model
Faydalı modele konu olan ürünün Türkiye’ de ve dünyada yeni olması yeterlidir, buluş özelliği içermesi gerekmemektedir. Faydalı model ile patent arasındaki en önemli farklardan biri; faydalı modelde ürün ile ilgili üretme ve pazarlama hakkının korunması için verilen koruma süresi on yıldır, patentte ise incelemeli olanların yirmi yıl, incelemesiz olanların koruma süresi ise yedi yıl olarak belirlenmiştir. Bir diğer fark ise, faydalı model için araştırma ve inceleme yapılmasına gerek olmamasıdır. Patent başvurusunda ise araştırma ve inceleme süreçlerinden hepsini tamamladıktan sonra belge alınabilir. Faydalı Modelin tescili yaklaşık 1- 1, 5 yıl içerisinde sonuçlanmaktadır. Patent Belgesinin tescil süresi ise sistem tercihine göre ve çalışılan marka patent ofislerine göre değişebilmekte olup, yaklaşık 3 yıllık bir süreyi kapsamaktadır.
Endüstriyel Tasarım
Bir eşyanın süs veya estetik olarak görüntüsüne endüstriyel tasarım denir. Endüstriyel Tasarım bir ürünün tamamında veya bir kısmında bulunan süslemenin; renk, şekil, çizim, malzeme ve/veya desenler gibi çeşitli özelliklerin bütünüdür.
Endüstriyel Tasarımlarla ürünün sadece görsel nitelikteki özelliklerin ilgili kanunlar çerçevesinde korunur, o ürüne ait herhangi bir teknik özellik korunma altına alınmamaktadır. Endüstriyel Tasarım Belgesinin koruması ülkesel olduğu için sadece Türkiye’ de geçerli olup, başvuru tarihinden itibaren beş yılda bir yenilenerek 25 yıla kadar sürdürülebilmektedir.
Girişimcinin yenilik fikri patent / faydalı model/ endüstriyel tasarıma olabilecek ise, öncelikle buna ilişkin başvuru ülkemizde Türk Patent Enstitüsü’ne yapılmakta olup, başvuruların yapılmasına aracılık eden birçok marka/patent vekili ile ofisleri mevcuttur, marka vekilleri ile yapılan başvurularda öncelikle gizlilik sözleşmesi imzalanmalıdır.
Patent sahibi, başvuru öncesinde buluş hakkındaki teknik detayları, resimleri ve buluşun tüm özelliklerini yazılı hale getirip bir kopyasını noterde saklanması veya tarih ve imzalı bir mektup şeklinde, teknik ayrıntılara vakıf olan üçüncü kişilere iletilmesi ve/veya kendi elinde saklanması gizlilik sözleşmesi kadar önemlidir. Ancak kişi noter onayından sonra kendi himayesinde saklamaya karar vermesi gizlilik ihlaline neden olabilir ve kanunen güvenli olmayabilir. Bu aşamalardan sonra başvuruların yapılması kanun ve mevzuatlardan doğan korumayı da kapsar.
Telif hakkı koruması; bir iş fikrinin kendisini değil ifadesinin, sadece sahibi tarafından kullanılması ya da yayınlamasına, kopyalanmasını engellemeye ilişkin koruma sağlanmasına denir.
Ticari marka koruması; ürün ve hizmetleri sektördeki benzer faaliyetteki firmalardan ayırmak için kullanılan kelime veya tasarım markası seçilen hizmet adı fikri ticari marka koruması altına alınabilir.
Buluşun patent, endüstriyel tasarım veya faydalı model olması için sahip olması gereken özellikleri içermediği durumlarda hak sahibi, buluşa ait tüm bilgileri (teknik detaylar ve görsel unsurlarda dahil) içeren dosyayı kendisine, imza karşılığı teslim edilen, teslim edilmediği durumlarda göndericiye geri dönecek şekilde posta yolu ile göndermesi gereklidir, böylelikle açılmadan saklanan bu mektup ile fikir veya buluş zamansal olarak sabitlenmiş olacaktır. Diğer bir yol ise, dosyanın noter onayından geçirilmesidir, bu durumda dosya saklanmak üzere kişinin kendisinde veya noterde bırakılabilir.
Yeni fikre ve buluşa ilişkin isim çalışması yapılması ve bu isme ait alan adının, markanın alınması da diğer önemli bir husustur, böylece benzer ürün ve hizmetlerde faaliyet gösteren firmalardan ayırt edilebilmesini ve kanun ve mevzuat korumalarından yararlanmasını sağlar.
Marka seçiminde dikkat edilecek konular0; tescili kapsayacak ürün ve hizmet sınıflarının doğru saptanması ve diğer markalardan ayırt edici niteliklere sahip olan işaret ve/veya sembollerin seçilmesidir. Marka ihlallerine karşı kanuni ve cezai yaptırımlar olduğu için marka hakkına sahip olmak önem arz etmektedir. Marka başvuruları, marka/patent ofisleri gibi kurumlar aracılığı ile de yapılabilmektedir, özellikle profesyonel kişiler ile birlikte çalışmak seçilen marka sınıflarının uygunluğu ve sürecin takibinin etkin yapılabilmesi için fayda sağlamaktadır.
Her koşulda, girişimcinin iş fikrinin patent, endüstriyel tasarım ve/veya faydalı modele başvurusu yapılacak ise; ayrıntılı bir şekilde anlatılması ve tüm görsel unsurları da içerecek şekilde dosyalanıp kendisine veya üçüncü bir kişiye iletilmesi ya da noter onayından geçirilip saklanması ve ilgili kanuna göre koruma sağlanması önem taşımaktadır.
Eğer yeni iş fikri; marka, endüstriyel tasarım, patent ve faydalı model olarak yapılan başvurulur da süreçte yapılan tüm takibe rağmen üçüncü kişiler tarafından ihlal edilirse, ilgili hakka ait kanun ve mevzuattan doğan hukuki ve cezai yaptırım hakları olacaktır. Bu haklardan herhangi birine sahip değil ise; Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen haksız rekabet hükümleri uygulanabilir. Haksız rekabet durumunda; tespit davası, haksız rekabetin önlenmesi, eski hale getirilmesi ve tazminat davası gibi seçenekler bulunmaktadır.
Sonuç olarak; girişimcinin iş fikri daha başvuru aşamasından itibaren tüm sürecin dikkatle yürütülmesi ve buluşun üçüncü kişilere açıklanması en önemli konudur aksi halde başvurulacak hukuki yöntemler ve tamamen korumayı sağlamada yetersiz kalabilir.

Diğer Marka İşlemleri

Diğer Marka İşlemleri

Diğer Marka İşlemleri
Hizmet veya ürün ile müşteri arasındaki ilişkiyi temsil eden marka bir anlamda müşteri ve ürün sahibinin arasındaki bir bağ olarak da kabul edilebilir. Müşteri için marka temsil ettiği hizmet ya da ürünün güvenilirliğini arttıran en temel unsurdur. Müşterilerin aradığı kalitenin göstergesidir. İnsanlar güven duydukları ve alışık oldukları markayı kalite unsuru olarak kabul edip alışık oldukları kaliteyi devam ettirmek için aynı markayı kullanmayı tercih ederler. Bu yüzden marka kavramı üreticiler için iyi ve güçlü bir imaj anlamına gelir. Güçlü bir imaj ise daha çok müşteri anlamına gelmektedir.
Bu anlamda her geçen gün daha da önemli hale gelen marka kavramı ülkemizde (bazı anlaşmalarla uluslararası alanda da) yetkili devlet kurumları gözetiminde tecil ettirilerek korunmaktadır. Türkiye’ de marka tescili işlemleri Türk Patent Ve Marka Kurumu tarafından yapılmaktadır.  Bu kurumun kurulmasıyla Türkiye’ de endüstriyel mülkiyet hakları anlamında büyük gelişmeler olması adına bir önüm noktası olmuştur. Ülkemiz her alanda gelişen büyüyen bir ülke olduğundan patent ve marka tescili işlemlerinin düzenli bir şekilde yapılabilecek olması bu anlamda çok büyük bir adımdır. 
TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU’NUN İŞLEYİŞİ
Marka başvurusu yapıldıktan sonra Türk Patent Ve Marka Kurumu başvurusu yapılan değerin marka olup olmayacağını araştırır. Bir başka deyişle marka olarak belirlenen unsurun benzerinin veya aynısının olup olmadığını araştırır. Daha önceki başvurularda bir benzerlik tespit edilirse başvuru Türk Patent Ve Marka Kurumu tarafından reddedilir. Türk Patent Ve Marka Kurumu marka tescili için kısmi ya da tamamen ret kararı verdiyse başvuru sahibi karara karşı haklı bir gerekçe ile itiraz edebilir. Tabi ki bu durum başvuru sahibi için maddi ve manevi zarara neden olabilir. Bu durumlarla karşılaşmamak için marka tescili sorgulamasının uzman bir marka danışmanı ile yapılması iyi olacaktır.
Eğer başvuru sonrası marka onay almışsa artık hizmet veya ürününüzü temsil eden markanız tescillenmiş olur. Böylece 10 yıl boyunca marka değeriniz koruma alındadır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde istenildiği kadar yenilenebilir. Bu onar yıllık dönemler bittiğinde marka sahibi ya da vekili vasıtasıyla yenileme yapılabilir.
MARKA NE İŞE YARAR?

Üretilen, ortaya konan hizmet veya ürüne kimlik kazandırır. Aynı zamanda üreticiye itibar sağlar. Marka sayesinde ürünlere standart gelir.
Mal veya hizmetlerin taklit edilmesinin önüne geçer.
Kalıcılığı arttırarak satışta istikrar sağlar. Ürüne güvenilirliği arttırır.
Firmaların büyümesini sağlar. Marka değerinin olması firmaların ürün ve hizmetlerinin tanınmasına ve büyümesine katkıda bulunur.
Marka ürünleri kendi sınıfındaki benzerlerinden ayırır. 
Tüketici haklarını korur, müşteriye güven verdiği için memnuniyeti de arttırır.  Böylece ekonomik gücü de destekleyeceğinden markanın ve firmanın büyümesini de sağlar.
Yarattığınız değeri, ürününüzü, hizmeti korumanızı sağlar

Bütün bunlar düşünüldüğünde sahip olduğunuz marka değerinizin korunması firma açısından çok önemli bir husus olarak arşımıza çıkar. Marka değerinin korunması için olmazsa olmaz markanın tescil edilmesidir. Markanın tescil edilmesi yasal olarak size koruma sağlayacak markanızın taklit edilmesinin önüne geçecektir.
MARKA ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
Marka üzerinden ticari anlamda yapılan her değişikliğin resmi olarak Türk Patent Ve Marka Kurumu’ na bildirilmesi gerekir. Bazı durumlarda resmi iletişim kaçınılmaz olduğundan marka adına herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına adres değişikliklerinin Türk Patent Ve Marka Kurumu’ na bildirilmesi çok önemli ve gereklidir.
MARKA UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ
Marka tescilinden sonra markada yapılacak olan unvan değişikliklerini marka sahibinin Türk Patent Ve Marka Kurumu’ na bildirmesi ve kaydettirmesi gereklidir. Yapılan değişiklikler eğer resmi olarak kaydedilmezse marka tam anlamıyla korunmuş sayılmaz.
Egemark olarak tüm bu işlemleri vekili olduğumuz tüm firmalarımızın sorun yaşamaması için yakından takip edip yürütmekteyiz.

Marka Devir Nasıl Yapılır

Marka Devir Nasıl Yapılır

Marka Devir Nasıl Yapılır
Tescilli Marka Devri: Tescil edilen markanın temsil ettiği hizmet ve malların bir bölümünün veya hepsinin başka bir işletmeye ya da kişiye devredilmesi işlemidir. Marka hakkı devir sözleşmesi yapılmasından sonra markayı devredenin malvarlığından çıkarak markayı alanın malvarlığına geçer. Marka devri tescil işlemleri sürerken de yapılabilir fakat olumsuz bir karar çıkma ihtimali olduğundan markayı devralanın hak kaybına uğramaması için tavsiye edilmez.
İşletmesini devreden kişi veya kuruluşun marka devir işlemlerini de yapması gerekmektedir. Bir işletmenin devri kullanılan markasının da devrini kapsamaktadır.
Marka devri temsil ettiği hizmet ve ürünlerin tamamı için yapılabileceği gibi mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yapılabilir. Eğer devir mal veya hizmetlerin bir kısmı için yapılmışsa kısmi olarak devredilen adına yeni bir marka dosyası açılarak devredilen mal veya hizmetler için yeni bir marka tescil belgesi ve numarası oluşturulur.
Marka Devri Hizmet İçeriği

Devredilmek istenen markada haciz rehin gibi unsurların olup olmadığının belirlenmesi, benzer ya da aynı markanın olup olmadığının tespiti, hükümsüzlük durumunun incelenmesi,
Noterde devir işlemi sırasında yol göstermesi açısından marka devir sözleşmesinin taslak olarak hazırlanması,
Yeni hak sahibi adına devir işlemlerinin Türk Patent Enstitüsü’ ne kayıt prosedürlerinin yapılması.

Tescili yapılmış bir marka istenildiği takdirde devredebilir aynı şekilde tescillenmiş bir marka devralınabilir. Yani marka tescil edildikten sonraki 10 yıllık koruma süresi içerisinde de marka devir işlemleri gerçekleştirilebilir. Bu sürenin bitimini beklemek gibi bir zorunluluk yoktur.
Marka devri temsil ettiği ürün ya da hizmetlerin tamamı için veya bir kısmını dışarda bırakacak şekilde gerçekleştirilebilir. Kısmi devir yapılıyor ise devredilmeyen unsurları dışarda tutarak devir işlemi yapılır. Böyle bir durumda hem markayı devralan kişi hem de devreden kişi marka değerini farklı ürün ve hizmetler için kullanabilir. Ancak devredilen sınıfta bulunan ürün/ hizmet ile devredilmeyen kısımda bulunan ürün/ hizmet birbirine çok benzerse ve devralan kişi bu şekilde kullanmayı reddederse Türk Patent Enstitüsü devir işlemini gerçekleştirmez. Çünkü kanunlarımızda da belirtildiği gibi aynı veya çok benzer ürün/ hizmetler için aynı marka birden fazla kişi ya da kuruluş üzerine tescillenemez.
Marka devri işlemleri devir sözleşmeleri yapılarak gerçekleştirilir. Bu sözleşme aslında bir satım sözleşmesi niteliği taşır. Her satım işleminde olduğu gibi devir işlemleri de belirli bir ücretle yapılır. Bu ücretin belirlenmesi tarafların kendi aralarındaki anlaşmayla olur.
Marka devri işlemlerinde dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da marka devir sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasıdır. Geçerlilik şartı olarak bilinen bu sözleşmenin yazılı olması zorunludur. Sözlü olarak tescilli bir markanın başka bir kişiye devredildiğinin söylenmesinin bir bağlayıcılığı ya da geçerliliği yoktur. Sözleşme yazılı ve noterden onaylı olmalıdır.
Marka devri işletme devriyle olabileceği gibi sadece marka devri olarak da gerçekleştirilebilir. Yani markayı devralan kişi söz konusu işletmeyi de almak durumunda değildir. Aynı şekilde bir işletme devredildiğinde markanın da devredilme zorunluluğu yoktur. Fakat marka devri gerçekleştirilmek istenmiyorsa bu durum sözleşmede belirtilmelidir. Aksi takdirde ticari bir işletmenin devrinde eğer aksi belirtilmemişe markanın da devredildiği kabul edilir.
Bir markanın koruma süresi tescil başvurusundan itibaren 10 yıldır. Markanın devredilmesi durumunda bu süre en baştan başlamaz. Yani bir marka 4 yıl kullanıldıktan sonra devredilmişse 6 yıl daha kullanılabilir. Bu yüzden markanın tescil süreci iyi bilinmeli, süre takip edilmeli, süre bitiminde marka devamlılığının sağlanabilmesi için yenileme işlemi yapılmalıdır.