Tescilli Markanın Kullanım İspatı

Tescilli Markanın Kullanım İspatı

Tescilli Markanın Kullanım İspatı

Yürürlüğe 2017 tarihinde Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı emsalleri ile güncellenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(“SMK”) ile yapılan yeniliklerden birisi de, kullanım ispatı durumudur. Kullanmama defi olarak da belirtilen kullanım ispatı ile, tescilli markaların sektörde etkin bir şekilde kullanılması ve kullanılmayan markalar için de yapılan itirazlar sonucu bu markaların yeniden kullanımı ile ilgili sorunların ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.
Sinai Mülkiyet Kanunu’nda ticari markalarla ilgili önemli değişikliklerden biri, kullanım dışı savunma / kullanım kanıtı talebinin artık itiraz aşamasında, iptal ve ihlal eylemlerinde kullanılabilmesidir.

SMK gereğince markaların koruma süresi on yıl olup, marka sahibinin haklarını korumak için tek başına tescil yeterli olmamaktadır, üçüncü bir kişi tarafından marka hakkına müdahale edilmemesi için ilgili sınıfında tescil edilen markanın aktif olarak kullanıldığının ispat edilmesi gereklidir.

Marka tesciline yapılan itirazlarda, itiraza konu olan başvurunun en az beş yıllık tescil zorunluluğu ve itiraz başvurusunu yapan kişi, marka sahibinden ilgili sınıfta söz konusu markanın Türkiye’ de ciddi bir şekilde kullanıldığına ilişkin delil sunmasını ve haklı bir gerekçe olmaksızın kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmediğine ilişkin delil talep edebilmektedir.

Uygulama yönetmeliğinin 29. Maddesi uyarınca, Türk Patent Tescil Ofisi tarafından ciddi kullanım delili sunması için rakibe bir ay süre tanıyacaktır.

Ciddi kullanımına ilişkin genel bir kural konulması zor olduğu için kılavuz delilleri sınırlamayıp; Türk Patent Ofisi tarafından belirlenen formdaki bir kanıt listesi ile birlikte marka sahibi tarafından, ticari markanın özellikleri, kullanım süresi gibi etkin kullanımını gösteren bilgiler ile ticari etki oluşturacak kanıtları; fatura, ürün kodu, fiyat listesi, var ise internet satışları ambalaj, görseller, reklamlar ve Türkiye de kullanımı ile ilgili beyanları içeren bilgi ve belgeleri sunmalıdır. Türkiye’de; markanın tescil edilen sınıftaki niteliği, kullanım kapsamı, zamanı hakkında bilgi içeren fatura kullanımının ibrazı, söz konusu ticari markanın kullanıldığını ispat etmek için en etkili kanıtlardan biridir.

Kullanım kanıtı olarak kılavuza göre; anketler, pazar araştırmaları, ayrılan reklam bütçeleri de marka sahibinin yatırım yaptığını gösterir, ticari markaya ait kalite belgeleri de sürekli kullanımına delil olarak sunulabilmektedir. Diğer bir kanıt olarak, somut ayrıntılar ve ticari markaya ait web sitesi ve online satış hizmetleri de sunulabilmektedir. Bunlara rağmen, Türk hukukuna göre, açıklamalar Türk Patent Tescil Ofisi için karar vermesinde bağlayıcı değildir.
Marka tescil edilirken başvuru da girilen ana unsurda veya şeklinde değişiklik yapılması ya da farklı bir renk ile kullanılması, yine SMK uyarınca ihracat için kullanılan markanın ürün ve ambalajlarında kullanılması ve marka sahibinin izni ile distribütörlük, franchise şeklinde üçüncü kişiler tarafından kullanılması da ciddi kullanım olarak kabul edilir.
Marka sahibi; ekonomik kriz, savaş, afetler gibi haklı bir nedenden dolayı markasını kullanmaya ara verebilir ancak ekonomik durum bozukluğu haklı neden olarak kabul edilmemektedir. Markala sadece tescil edildiği ürün ve hizmetler için kullanıldığından diğer sınıflarda söz konusu marka üçüncü kişilerin başvuru yapabilme ihtimali ile karşı karşıya kalacaktır.

Sınai Mülkiyet Kanunu, tüzüğün 29. Maddesine göre, başvuruyu yapan kişinin karşı tarafa yanıt verme süresi 1 ay olup, ciddi kullanıma ait delilleri Türk Patent Ofisi’ ne sunması gerekmektedir. Kanıtları hazırlarken fatura vb kullanım delillerini içeren dosyayı önceden hazırlamak süreci hızlandırır, eğer kanıtlar ticari marka hakkında; faaliyet konusu, yeri, zamanı ve niteliği hakkında yeterli ise, Patent Ofisi’ nin kanıtları incelemesi daha kısa bir süre tamamlanabilmektedir.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. Maddesinde de belirtildiği gibi; marka tescil başvurularında, başvurusu yapılan marka için daha önceden tescillenmiş veya başvuru tarihinden önceki tarihlerde başvurusu yapılmış bir marka var ise, önceki hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 2 ay içerisinde yaptığı yayıma itiraz ile reddedilmesini talep edebilir. İtiraz gelme durumunda başvuru sahibi, itirazı gerçekleştiren kişiden söz konusu markayı beş yıl süresince ilgili mal ve hizmet sınıfında kullandığını ispat etmesini talep edebilir. Markanın ciddi kullanımının ispatı def’i olarak ta tanımlanan bu talep ile, ciddi kullanıma ait yeterli kanıtlar sunulamazsa yayıma itiraz reddedilir ve başvuru sahibinin markası tescil sürecine girer. Bu noktada bir diğer önemli konu ise başvuru sahibinin ciddi kullanım ispatını isteyebilmesi için itirazı gerçekleştiren önceki hak sahibi söz konusu markasının beş yıldır kendisinde tescilli olması gereklidir.

Kanunun 29. Maddesi uyarınca marka tacizi sayılan durumlar; marka sahibinin, marka tacizinin önlenmesini, zararın karşılanmasını ve bunun gibi durumları talep etme yetkisi vardır. Bu gibi maka tacizi davalarında, davalı Kullanım İspatı Defî sunabilecektir. Bu durumda davacı, dava zamanından önceki 5 yıl içinde markasının Ciddi kullanımını kanıtlamadıkça tescilden doğan hakları yok olacaktır.

Tescil edilmiş bir markanın, mutlak veya nisbi haklarının geçmişe yönelik hükümsüz sayılarak bu kararın verilmesi durumunda kanunun 25. maddesi ile sağlanan tüm koruma hakları hiç olmamış sayılır. Bu durumda da kullanım ispatı def’i sunulabilir. Böyle bir dava da davacı, geriye dönük beş yıllık ciddi kullanımını ispat etmek zorundadır.

Markanın beş yıllık ciddi kullanım ispatı yapılamaması ileride iptal edilmesine neden olabilir, ilgili ürün veya hizmet sınıfında kullanımı ispatlanan markanın da kısmi iptal durumu söz konusu olabilir ama markayı değiştirecek şekilde iptal edilme durumu olmaz, iptal talebinde bulunulmasında önceki üç ay içerisinde örnek sunulan kullanımlar ciddi kullanım olarak kabul edilmez.

Sonuç olarak; Sınai Mülkiyet Kanunu ile getirilen kullanım ispatı hem başvuruyu yapan hem de itiraz da bulunan kişiler için önemli olup, yapılan savunma yayımlanan kılavuz dikkate alınarak yapıldığında etkili olacaktır. Markaların koruma süresi on yıl olmasına rağmen bu kanun ile, söz konusu marka usulüne uygun kullanılmıyor ise marka sahibine tanınan haklar daralmakta olup markayı kaybetmesine bile neden olabilir. O yüzden ilgili sınıflarda tescili gerçekleşen markalar aktif olarak kullanılmalı ve buna ilişkin tüm kanıtlar sunulabilir nitelikte olmalıdır.

Gümrük ve İthalatta Marka ve Marka Tescili

Gümrük ve İthalatta Marka ve Marka Tescili

Gümrük ve İthalatta Marka ve Marka Tescili

Marka; şirketlerin ürettiği ürün ve faaliyet gösterdiği hizmetleri benzerlerinden ayırmak için, isim, logo ve ayırt edici niteliği olan betimlemelerden veya bunların birleşimden oluşan simgelerin bütününe denir.
Marka Hakkı; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre markanın tescil edilmesi ile elde edilir ve koruma sağlanır.
556 sayılı kararnamesine istinaden tescil hakkı kazanmış markalar için ‘’Tescilli Markalar’’ denilir ve tescilli markaların koruması başvuru tarihinden itibaren 10 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. On yıllık sürenin sonunda marka sahibinin onayı ile yenileme talebinin yapılması koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden başlayarak 6 ay için de yapılarak koruma sağlanabilir.
Uluslararası marka başvurusu yapılırken sıklıkla Madrid Protokolü kullanılmaktadır, bu sistemde Türk Patent ve Marka kurumu aracılığı ile önce ülkesel bazda yapılan marka tescili sonrasında, Madrid Protokolü’ ne taraf olan ülkelerden başvuru yapılacak ülkeler seçilerek uluslararası olacak şekilde geniş kapsamlı, hızlı ve etkin bir tescil başvurusu yapılabilmektedir.
Uluslararası başvurularda diğer bir sistem ise Avrupa Topluluk Marka Tescil Sistemidir. Bu sistemde marka sahipleri tek bir başvuru ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler kapsamında bir koruma sağlamaktadır.
Marka korumasıyla ilgili ülkemizdeki mevzuat; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Markaların Korunması Hakkında 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında 544 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname de yer alan yasal düzenlemeleri kapsamaktadır.
Gümrüklerde tescilli marka kontrolü uygulaması başlanması ile, ithalatta marka tescili ile ilgili 4458 sayılı Gümrük Kanunun 57. Maddesi ile 07.10.2009 tarihinde 27369 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 100. ve 111. Maddelerindeki yasal düzenlemeler ile hüküm altına alınmıştır.
Yönetmelikte; konuya ilişkin kavram tanımlamaları, kapsam, gümrük idaresince yapılacak işlemler, başvuru detayları ile birlikte yetkili mahkemenin marka hakkı ihlalinde bulunulduğuna karar verdiği eşyaya ilişkin yapılacak düzenlemeler belirtilmiştir.
Gümrük Kanunu 57/5 de ve Fikri ve Sinai Haklar mevzuatında yayımlanan ifadeler de yurt dışından gelen yolcuların marka ürünler getirmeleri ile ilgili; ticari kullanımı olmayan kişisel eşya ve vergi muafiyetinde kalan hediyelik eşyalar için kapsamında bu madde gereklilikleri uygulanamaz diye belirtilir. Yanlarında eşya getirmek isteyen yolcuların Bakanlar kurulu tarafından yayımlanan ilgili kararları incelemeleri gerekir.
Marka tescil hakkının ihlali ile ilgili başvurular elektronik ortamda Gümrükler Genel Müdürlüğüne yapılır. Bu başvuru, hak sahibi, hak sahibinin marka vekili, hakkı kullanmaya yetkili kişi tarafından gerçekleştirilebilir.
İthalat yapan firma eğer markasının ihlal edildiğini düşünürse; gümrüğe verilen eşya, marka sahibinin dışında farklı birine daha yarar sağlayacak düzeyde ayırt edici özelliklere sahip marka olarak yorumlanırsa marka sahibi gümrük idaresine başvuru yapabilir ve eşya ile ilgili yapılan faaliyetleri durdurma ve ürüne el koyma yetkisi Gümrük rejimi hükümlerine göre Gümrük İdaresine verilmiştir.
Alıkonulan ürün ile ilgili marka sahibi bilgilendirme yapıldıktan sonra, ürünün yapısına ve bozulma süresine göre karar verilen süreleri takiben ürün hakkında beyanda bulunan kişinin talep ettiği gümrük hükümlerine göre karar verilir ve işlem yapılır. Haklı bir gerekçe bulunur ise, marka sahibinin isteği üzerine 10 iş gününe kadar ek süre tanınabilir.
Örnek ile detaylandırmak gerekirse; marka sahibi dışında, üzerinde logo, ayırt edici işaret bulunan ürün, herhangi bir kişi veya tüzel kişilik aracılığı ile ithal edilmesi ile Gümrük sahasına giriş yaptıktan sonra ithalat prosedürü işler. Ürün sahaya girmeden önce özet beyan da bulunulur. Gümrük sahasına giriş yapan ürün, getiren kişi veya taşıma yetkisini üstlenen kişi tarafından gümrüğe sunulur ve sahaya sunan kişi ürünü daha önce beyan edilmiş olan özet ile ya da gümrük beyannamesi ile sunulur, ve ürüne gümrük tarafından onaylanmış işlem, kullanım şekli belirlenir.
Ürün veya eşya gümrük tarafından onaylanmış kullanıma tabi tutulmadan önce kısa süreli depolanan eşya olarak adlandırılır ve sadece gümrük tarafından belirlenen yerlerde ve koşullarda saklanabilir.
Ürünün gümrük rejimine tabi olması; serbest bölgeye girişinin olması, gümrük bölgesi dışına tekrar ihraç edilmesi, imha edilmesi veya gümrükte bırakılmasına gümrükçe onaylanmış işlem denir.

Kullanıma tabi tutulması istene ürün, yetkili gümrük idaresine uygun gümrük rejimine göre beyanı verilir. Gümrük beyanı; yazılı, sözlü, veri işleme veya ürün/eşya sahibi tarafından gümrük rejimine tabi tutulmasını belirtmesi yolları ile yapılabilir.
Genelde yazılı olarak verilen ve ticari bir ürünün ithalini gerçekleştirecek kişi tarafından gümrük beyannamesi, serbest dolaşım hakkına izin beyannamesidir. Tecil sürecini takiben bu beyanname ürünün belgeleri ve görsel kontrolünden sorumlu muayene memurları tarafından incelenmesi için bırakılır. Muayene memuru fiziksel ve belge kontrollerin yapılmasından, ithalat ve/veya ihracatına onay verev vergilerin alınmasından ve ürün üzerinde denetim yapma yetkisine sahip görevli kişilerdir.
Bu süreçte üründe marka haklarına aykırı bir durum var ise tespiti yine muayene memuru tarafından gerçekleştirilir. Uygun olmayan her durum ilgili Gümrük İdaresine bildirilmelidir.
Muayene sürecinden önce veya sonra ürüne ait markanın hak sahibinin (marka tescil sahibi, distribütör gibi) başvurusu ile, ürün/eşya ile ilgili tüm işlemler durdurulup alıkonma işlemi de uygulanabilir. Alıkonulan ve işlemleri durdurulan ürün çabuk bozulabilir bir ürün ise marka sahibine 3 gün, değil ise 10 günlük ek süre tanınır. Bu süre zarfında marka sahibi, Ticaret Mahkemesine başvuru yapıp ürünün işlemlerini kati suretle durdurma hakkına sahiptir. Başvuru yapıldıktan sonra ilgili gümrük idaresi bilgilendirilir ve Gümrük Kanunu’nun 177 ve 178 maddeleri uyarında ürünün tasfiye işlemi başlatılır ve eşyanın girişine izin verilmez.
Eğer belirtilen süre içinde marka değeri taşıyan ürüne ait Türkiye’de marka hakkına sahip kişi/temsilci bulunamaz veya el konulan ürün için gerekli başvuruların yapılmaması halinde ürün için herhangi bir mahkeme kararı da yoksa Serbest Dolaşıma giriş işlemleri yapılır ve ürünün ithalatına izin verilir.
Yukarıda da belirtildiği gibi ithalatı yapılan ürün/eşya için giriş işlemlerinde marka konusunun önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Gümrük bölgesine giriş yapılan ürünler için marka ihlallerinin önlenmesi için alınan ve uygulanan tedbirler sürekli geliştirildiği için  firmalar da bu konuda neler yapması gerektiği konusunda daha fazla bilgi sahibi olmalıdır.

Yeni İş Fikri ve Bu Fikrin Hukuki Güvenliğinin Sağlanması

Yeni İş Fikri ve Bu Fikrin Hukuki Güvenliğinin Sağlanması

Yeni İş Fikri ve Bu Fikrin Hukuki Güvenliğinin Sağlanması

Bir işletme için girişimcilikte en önemli husus fikri mülkiyet yani, bir buluş veya daha önceden var olan bir iş fikrine yeni unsurlar eklenmesidir.
Bu makalede; sadece kavram olarak tanımlanan bir fikri hangi başvuru yöntemleri ile koruma altına alabileceğimizden bahsedeceğiz. Kural olarak; koruma fikrin kendisine değil fikri ifade ettiğimiz şekle göre belirlenir ve fikir; Patent, Faydalı Model, Endüstriyel Tasarım konusu oluşturabilecek şekilde ise öncelikle buna ilişkin başvuruların yapılması gereklidir. Yeni bir buluş veya fikirde öncelikle marka adına dair koruma sağlanmalıdır. Tescilli bir ticari marka; süreçte hem isim hakkını kullanma imkanı hem de müşteriler tarafından yaptığını işe dair bilinilirliğinizin artmasını sağlar.
Patent Koruması
Patent, kişiye buluşu ile ilgili fikir sahibi olduğunu kanıtlaması için bir yöntem ve tanınan bir haktır.  Patent başvurusunda, sadece akılda olan bir kavram Patent Yasasınca koruma altına alınamaz, buluş fikri mutlaka yazılı olmalıdır ve sahibine kullanım hakkı veren belgeye de patent denir.
Bir buluşun patent ile korunabilmesi için gereken nitelikler; o buluşun yeni olması, buluş ile ilgili konuda çalışan bir kişinin o buluşu kolayca uygulamaya dökemeyecek olması ve buluşun tamamıyla kuramsal değil pratikte de uygulanabilir özelliğe sahip olması gerekliliğidir. Bu özelliklere sahip buluşlar, patent kapsamına girmeyen buluşlar ve fikirler ile ayrılmalıdır ve patent başvurusu yapılırken dikkat edilmelidir.
Faydalı Model
Faydalı modele konu olan ürünün Türkiye’ de ve dünyada yeni olması yeterlidir, buluş özelliği içermesi gerekmemektedir. Faydalı model ile patent arasındaki en önemli farklardan biri; faydalı modelde ürün ile ilgili üretme ve pazarlama hakkının korunması için verilen koruma süresi on yıldır, patentte ise incelemeli olanların yirmi yıl, incelemesiz olanların koruma süresi ise yedi yıl olarak belirlenmiştir. Bir diğer fark ise, faydalı model için araştırma ve inceleme yapılmasına gerek olmamasıdır. Patent başvurusunda ise araştırma ve inceleme süreçlerinden hepsini tamamladıktan sonra belge alınabilir. Faydalı Modelin tescili yaklaşık 1- 1, 5 yıl içerisinde sonuçlanmaktadır. Patent Belgesinin tescil süresi ise sistem tercihine göre ve çalışılan marka patent ofislerine göre değişebilmekte olup, yaklaşık 3 yıllık bir süreyi kapsamaktadır.
Endüstriyel Tasarım
Bir eşyanın süs veya estetik olarak görüntüsüne endüstriyel tasarım denir. Endüstriyel Tasarım bir ürünün tamamında veya bir kısmında bulunan süslemenin; renk, şekil, çizim, malzeme ve/veya desenler gibi çeşitli özelliklerin bütünüdür.
Endüstriyel Tasarımlarla ürünün sadece görsel nitelikteki özelliklerin ilgili kanunlar çerçevesinde korunur, o ürüne ait herhangi bir teknik özellik korunma altına alınmamaktadır. Endüstriyel Tasarım Belgesinin koruması ülkesel olduğu için sadece Türkiye’ de geçerli olup, başvuru tarihinden itibaren beş yılda bir yenilenerek 25 yıla kadar sürdürülebilmektedir.
Girişimcinin yenilik fikri patent / faydalı model/ endüstriyel tasarıma olabilecek ise, öncelikle buna ilişkin başvuru ülkemizde Türk Patent Enstitüsü’ne yapılmakta olup, başvuruların yapılmasına aracılık eden birçok marka/patent vekili ile ofisleri mevcuttur, marka vekilleri ile yapılan başvurularda öncelikle gizlilik sözleşmesi imzalanmalıdır.
Patent sahibi, başvuru öncesinde buluş hakkındaki teknik detayları, resimleri ve buluşun tüm özelliklerini yazılı hale getirip bir kopyasını noterde saklanması veya tarih ve imzalı bir mektup şeklinde, teknik ayrıntılara vakıf olan üçüncü kişilere iletilmesi ve/veya kendi elinde saklanması gizlilik sözleşmesi kadar önemlidir. Ancak kişi noter onayından sonra kendi himayesinde saklamaya karar vermesi gizlilik ihlaline neden olabilir ve kanunen güvenli olmayabilir. Bu aşamalardan sonra başvuruların yapılması kanun ve mevzuatlardan doğan korumayı da kapsar.
Telif hakkı koruması; bir iş fikrinin kendisini değil ifadesinin, sadece sahibi tarafından kullanılması ya da yayınlamasına, kopyalanmasını engellemeye ilişkin koruma sağlanmasına denir.
Ticari marka koruması; ürün ve hizmetleri sektördeki benzer faaliyetteki firmalardan ayırmak için kullanılan kelime veya tasarım markası seçilen hizmet adı fikri ticari marka koruması altına alınabilir.
Buluşun patent, endüstriyel tasarım veya faydalı model olması için sahip olması gereken özellikleri içermediği durumlarda hak sahibi, buluşa ait tüm bilgileri (teknik detaylar ve görsel unsurlarda dahil) içeren dosyayı kendisine, imza karşılığı teslim edilen, teslim edilmediği durumlarda göndericiye geri dönecek şekilde posta yolu ile göndermesi gereklidir, böylelikle açılmadan saklanan bu mektup ile fikir veya buluş zamansal olarak sabitlenmiş olacaktır. Diğer bir yol ise, dosyanın noter onayından geçirilmesidir, bu durumda dosya saklanmak üzere kişinin kendisinde veya noterde bırakılabilir.
Yeni fikre ve buluşa ilişkin isim çalışması yapılması ve bu isme ait alan adının, markanın alınması da diğer önemli bir husustur, böylece benzer ürün ve hizmetlerde faaliyet gösteren firmalardan ayırt edilebilmesini ve kanun ve mevzuat korumalarından yararlanmasını sağlar.
Marka seçiminde dikkat edilecek konular0; tescili kapsayacak ürün ve hizmet sınıflarının doğru saptanması ve diğer markalardan ayırt edici niteliklere sahip olan işaret ve/veya sembollerin seçilmesidir. Marka ihlallerine karşı kanuni ve cezai yaptırımlar olduğu için marka hakkına sahip olmak önem arz etmektedir. Marka başvuruları, marka/patent ofisleri gibi kurumlar aracılığı ile de yapılabilmektedir, özellikle profesyonel kişiler ile birlikte çalışmak seçilen marka sınıflarının uygunluğu ve sürecin takibinin etkin yapılabilmesi için fayda sağlamaktadır.
Her koşulda, girişimcinin iş fikrinin patent, endüstriyel tasarım ve/veya faydalı modele başvurusu yapılacak ise; ayrıntılı bir şekilde anlatılması ve tüm görsel unsurları da içerecek şekilde dosyalanıp kendisine veya üçüncü bir kişiye iletilmesi ya da noter onayından geçirilip saklanması ve ilgili kanuna göre koruma sağlanması önem taşımaktadır.
Eğer yeni iş fikri; marka, endüstriyel tasarım, patent ve faydalı model olarak yapılan başvurulur da süreçte yapılan tüm takibe rağmen üçüncü kişiler tarafından ihlal edilirse, ilgili hakka ait kanun ve mevzuattan doğan hukuki ve cezai yaptırım hakları olacaktır. Bu haklardan herhangi birine sahip değil ise; Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen haksız rekabet hükümleri uygulanabilir. Haksız rekabet durumunda; tespit davası, haksız rekabetin önlenmesi, eski hale getirilmesi ve tazminat davası gibi seçenekler bulunmaktadır.
Sonuç olarak; girişimcinin iş fikri daha başvuru aşamasından itibaren tüm sürecin dikkatle yürütülmesi ve buluşun üçüncü kişilere açıklanması en önemli konudur aksi halde başvurulacak hukuki yöntemler ve tamamen korumayı sağlamada yetersiz kalabilir.

EUIPO Marka Başvuru Süreci

EUIPO Marka Başvuru Süreci

EUIPO Marka Başvuru Süreci
Marka; şirketlerin ürettiği ürün ve faaliyet gösterdiği hizmetleri benzerlerinden ayırmak için, isim, logo ve ayırt edici niteliği olan betimlemelerden veya bunların birleşimden oluşan simgelerin bütününe denir.
Marka hakkı; markayı kullanmada, hak sahibine; üçüncü kişilerin marka kullanımına karşı saldırıları engellemek, tescilden doğan haklarını kendi menfaati doğrultusunda kullanma ve maddi manevi faydaları içeren mutlak hak ve yetkiler sağlar.  Marka hakkının korunması; hem ülkesel anlamda işletmelerin rekabet edebilirliği hem de uluslararası pazarda ürün ve hizmetlerini tanıtabilmeleri açısından büyük önem arz etmektedir.
EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi)   
EUIPO, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi olup, Avrupa Birliğinin 28 üye devletinde geçerli olan ve ticari markanın ve/veya topluluk markası olarak tescil edilen marka ve tasarım koruması için özel haklar sağlayan ve süreci yönetmekten sorumlu fikri mülkiyet ofisidir.
Avrupa Birliği ticari markası ne olabilir?
Avrupa Birliği markası, ürün veya hizmetin açık ve net olarak anlaşılması şartıyla kişi adları dahil kelimeler, renkler, harfler, sayılar ve farklı işaretleri içerebilir.
AB 2015/2424 Değişiklik Yönetmeliğinde ki Ekim 2017 tarihindeki değişiklik ile belirlenmiş faaliyet sınıfında ki ticari markanın uygun formatlarda olması durumunda logo ile gösterme zorunluluğu olmadan başvuruda bulunulabilmektedir.
EUIPO Marka Tescili
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nde; ulusal tescil, bölgesel tescil, AB ülkeleri genelinde koruma sağlayan tescil ve uluslararası korumayı sağlayan 4 farklı koruma başvurusu yapılabilmektedir. EUIPO da yapılacak tek bir başvuru ile, Avrupa Birliğine üye ülkelerin hepsinde tescili yapılmış olan markanın korunması sağlanmış olur.                

EUIPO aynı zamanda uluslararası fikri mülkiyet tescili hizmeti de vermektedir. Buna göre bir fikri mülkiyet koruma başvurusu kurum tarafından, Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmakta olan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütüne (WIPO) gönderilmekte ve böylece dünya genelinde marka koruması sağlamaktadır.                   

EUIPO üzerinden yapılan tescil sisteminde mevcut durumda Avrupa Birliği üyesi olan ülkelerin yanında ileriki dönemlerde Avrupa Birliği üyeliğine girecek olan ülkelerde de otomatik olarak bir koruma sağlanmaktadır. Avrupa Birliği tescilinin koruması ülkemizde olduğu gibi 10 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. 10 yıllık periyotlarla yenileme yapılabilmektedir.
Başvuru Süreci
EUIPO daki marka başvuru süreci; inceleme, itiraz ve tescil süreçlerinden oluşmaktadır. İnceleme aşamasında başvuru talebinde kurum tarafından; kimlik bilgilerinin ve seçilen marka sınıfının uygunluğu, markayı temsil eden ayırt edici sembollerin varlığı, markaya ait mal ve hizmetlerin açıklaması ve başvuru ücretinin ödenip ödenmediği incelenir.
Şartlara uygunluğunun kontrolünden sonra sınıflandırma aşamasında; marka vekili tarafından seçilen marka sınıfının uygunluk kontrolü ve kapsamının net olarak tanımlanıp tanımlanmadığı incelenir. İlgili süreçte EUIPO tarafından onaylanmış olan “Uyumlu Veri tabanı” adı verilen sistemin kullanılması halinde başvuru, ürün ve hizmete göre otomatik olarak sınıflandırılmaktadır. Sonrasında kurum, başvuru aşamasında sunulan tüm bilgilerin; imzalar, hak sahibi ve/veya marka vekili bilgilerinin uygunluğu ve kullanılan dil hakkında detaylı bir denetim gerçekleştirir, ilgili başvurunun Avrupa Birliği ülkelerinde de duyurulabilmesi için gerekli dillere çevirisi yapılır ve son olarak EUIPO tarafından benzer markaların varlığı kontrol edilmektedir. Buna ilişkin sonuç, başvurunun yayınlanmasından önce marka vekiline iletilmektedir.                
Bu aşamaları kapsayan süreçlerin herhangi birinde eksiklik veya yanlışlık tespit edilirse bu durumda mutlaka marka vekili ile resmi iletişim kurularak konu hakkında bilgilendirme yapılır ve bu tarihten 2 ay içerisinde marka vekili tarafından tespit edilen eksikliği giderme veya itirazlara resmi olarak yanıt vermesi gerekmektedir, bu 2 aylık süre boyunca cevap verilmemesi ve/veya eksikliğin giderilmemesi durumunda kurumun başvuruyu reddetme hakkı vardır. Böyle bir karar çıkması durumunda EUIPO bünyesinde bulunan temyiz kurulları gözetiminde itiraz yoluna gidilebilmektedir.
Bu aşamaların başarılı bir şekilde tamamlanması ile birlikte ilgili başvuru Avrupa Birliği ülkelerinin resmi dillerine çevrilip yayına çıkartılmaktadır. Yayına çıkması ile birlikte itiraz süreci de başlamış olmaktadır.           

Başvurunun yayına çıktığı tarihten itibaren, başvurusu yapılan marka ile ilgili ana hak sahibi iddiası veya benzerlik içermesi ile ilgili itiraz olması durumunda; ana hak iddiası olan kişiler 3 aylık süre boyunca tescil ofisine itiraz başvurusu iletilebilir, benzerlik iddiası için yapılacak itirazlar ise markanın tescilinin gerçekleşmesinden önceki süre boyunca yapılabilmektedir.
Yayında kaldığı süre boyunca hiç itiraz gelmemesi veya iletilen itirazların değerlendirilmesi sonucu markanın uygun bulunması durumunda markanın tescil işlemi gerçekleştirilir ve marka yayına çıkarılır ve ilgili markaya istinaden hazırlanan tescil belgesi hak sahibine internet ortamında gönderimi sağlanır.

Diğer Marka İşlemleri

Diğer Marka İşlemleri

Diğer Marka İşlemleri
Hizmet veya ürün ile müşteri arasındaki ilişkiyi temsil eden marka bir anlamda müşteri ve ürün sahibinin arasındaki bir bağ olarak da kabul edilebilir. Müşteri için marka temsil ettiği hizmet ya da ürünün güvenilirliğini arttıran en temel unsurdur. Müşterilerin aradığı kalitenin göstergesidir. İnsanlar güven duydukları ve alışık oldukları markayı kalite unsuru olarak kabul edip alışık oldukları kaliteyi devam ettirmek için aynı markayı kullanmayı tercih ederler. Bu yüzden marka kavramı üreticiler için iyi ve güçlü bir imaj anlamına gelir. Güçlü bir imaj ise daha çok müşteri anlamına gelmektedir.
Bu anlamda her geçen gün daha da önemli hale gelen marka kavramı ülkemizde (bazı anlaşmalarla uluslararası alanda da) yetkili devlet kurumları gözetiminde tecil ettirilerek korunmaktadır. Türkiye’ de marka tescili işlemleri Türk Patent Ve Marka Kurumu tarafından yapılmaktadır.  Bu kurumun kurulmasıyla Türkiye’ de endüstriyel mülkiyet hakları anlamında büyük gelişmeler olması adına bir önüm noktası olmuştur. Ülkemiz her alanda gelişen büyüyen bir ülke olduğundan patent ve marka tescili işlemlerinin düzenli bir şekilde yapılabilecek olması bu anlamda çok büyük bir adımdır. 
TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU’NUN İŞLEYİŞİ
Marka başvurusu yapıldıktan sonra Türk Patent Ve Marka Kurumu başvurusu yapılan değerin marka olup olmayacağını araştırır. Bir başka deyişle marka olarak belirlenen unsurun benzerinin veya aynısının olup olmadığını araştırır. Daha önceki başvurularda bir benzerlik tespit edilirse başvuru Türk Patent Ve Marka Kurumu tarafından reddedilir. Türk Patent Ve Marka Kurumu marka tescili için kısmi ya da tamamen ret kararı verdiyse başvuru sahibi karara karşı haklı bir gerekçe ile itiraz edebilir. Tabi ki bu durum başvuru sahibi için maddi ve manevi zarara neden olabilir. Bu durumlarla karşılaşmamak için marka tescili sorgulamasının uzman bir marka danışmanı ile yapılması iyi olacaktır.
Eğer başvuru sonrası marka onay almışsa artık hizmet veya ürününüzü temsil eden markanız tescillenmiş olur. Böylece 10 yıl boyunca marka değeriniz koruma alındadır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde istenildiği kadar yenilenebilir. Bu onar yıllık dönemler bittiğinde marka sahibi ya da vekili vasıtasıyla yenileme yapılabilir.
MARKA NE İŞE YARAR?

Üretilen, ortaya konan hizmet veya ürüne kimlik kazandırır. Aynı zamanda üreticiye itibar sağlar. Marka sayesinde ürünlere standart gelir.
Mal veya hizmetlerin taklit edilmesinin önüne geçer.
Kalıcılığı arttırarak satışta istikrar sağlar. Ürüne güvenilirliği arttırır.
Firmaların büyümesini sağlar. Marka değerinin olması firmaların ürün ve hizmetlerinin tanınmasına ve büyümesine katkıda bulunur.
Marka ürünleri kendi sınıfındaki benzerlerinden ayırır. 
Tüketici haklarını korur, müşteriye güven verdiği için memnuniyeti de arttırır.  Böylece ekonomik gücü de destekleyeceğinden markanın ve firmanın büyümesini de sağlar.
Yarattığınız değeri, ürününüzü, hizmeti korumanızı sağlar

Bütün bunlar düşünüldüğünde sahip olduğunuz marka değerinizin korunması firma açısından çok önemli bir husus olarak arşımıza çıkar. Marka değerinin korunması için olmazsa olmaz markanın tescil edilmesidir. Markanın tescil edilmesi yasal olarak size koruma sağlayacak markanızın taklit edilmesinin önüne geçecektir.
MARKA ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
Marka üzerinden ticari anlamda yapılan her değişikliğin resmi olarak Türk Patent Ve Marka Kurumu’ na bildirilmesi gerekir. Bazı durumlarda resmi iletişim kaçınılmaz olduğundan marka adına herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına adres değişikliklerinin Türk Patent Ve Marka Kurumu’ na bildirilmesi çok önemli ve gereklidir.
MARKA UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ
Marka tescilinden sonra markada yapılacak olan unvan değişikliklerini marka sahibinin Türk Patent Ve Marka Kurumu’ na bildirmesi ve kaydettirmesi gereklidir. Yapılan değişiklikler eğer resmi olarak kaydedilmezse marka tam anlamıyla korunmuş sayılmaz.
Egemark olarak tüm bu işlemleri vekili olduğumuz tüm firmalarımızın sorun yaşamaması için yakından takip edip yürütmekteyiz.

Marka Lisans İşlemleri

Marka Lisans İşlemleri

Marka Lisans İşlemleri
Ülkemizde marka tescili için başvuracak kişi açısından bir sınırlandırma yoktur. İsteyen herkes marka tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu’ na başvurabilir. Marka olarak belirlenen şey ticareti yapılan mal veya hizmet ile aynı olacak diye bir şey yoktur. Bir isim olabileceği gibi soy isim de marka olarak kullanılabilir.
Ülkemizde marka tescil işlemleri Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılmaktadır. Herhangi bir ticari faaliyet, ürün ya da hizmet için kullanmasanız bile bir markayı tescil ettirmek için başvuruda bulunabilirsiniz. Başvuru yapmak için ön koşul gerekmez.
Marka tescil izmir ve Türkiye geneli işlemlerinin ilk aşaması marka sorgulamasıdır. Tescil başvurusu yapılmadan önce markanın sorgulanması gerekmektedir. Marka belirlendikten sonra yapılacak ilk iş olan marka sorgulama işlemini kendiniz yapabileceğiniz gibi alanında uzman olan firmamızdan da bu hizmeti alabiliriniz. Bu işlem aynı sınıfta yer alan diğer markalardan ayırt edilebilmeniz için çok önemli bir aşamadır. Eğer markanıza benzeyen başka bir marka değeri varsa markanız Türk Patent ve Marka Kurumu onayından geçemez.
Lisans ise markanızın kullanım hakkı olarak tanımlanabilir. Diğer bir deyişle tescil edilmiş bir markanın farklı kişiler tarafından kiralanabileceği olarak da düşünülebilir. Tescil edilmiş bir markanın kullanım hakkı üçüncü kişilere verilebilir. Lisans sözleşmeleriyle markanın tescil edildiği ürün ya da hizmetin hepsi kiralanabileceği gibi sadece belli bir kısmı da kiralanabilir.
Marka lisans sözleşmeleri iki şekilde yapılır. Birincisi inhisari lisans sözleşmesi, ikincisi inhisari olmayan lisans sözleşmesidir. Türk Patent Ve Marka Kurumu’ nda yapılacak olan tescil işlemlerinin ve iki sözleşmenin de düzenlemesini Egemark yapmaktadır. Deneyimli ekibimizle bu süreci en doğru şekilde yürütebilirsiniz.
İNHİSARİ LİSANS
Kişinin markasının bir başkası tarafından kullanacağını sözleşmesinde belirtmesi gerekir. Eğer marka sahibi hakkını saklı tutarak açıkça belirtmemişse markasını kendi kullanamayacağı gibi bir başkasına da lisans veremez. Kişi sözleşmesini markasının bir başkası tarafından kullanacağını belirterek yapmalıdır.
İNHİSARİ OLMAYAN LİSANS
İnhisari olmayan lisans sözleşmesinde lisans veren, markasını kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de lisans verebilmektedir.
Lisans sözleşmeleri markanın temsil ettiği tüm hizmet veya ürünler için olabileceği gibi bir kısmını da kapsayabilir. Bu durumun sözleşmelerde belirtilmesi gerekmektedir. Devir işlemlerinde yapıldığı gibi lisansı alınmak istenen sınıf, ürün ya da hizmet için olduğu sözleşmede belirtilmelidir. İnhisari lisans sözleşmeleri lisans verilene geniş imkân ve yetki vermektedir. Çünkü verilen lisansla ne kadar süreyle lisans verildiği, ücretinin ne kadar olduğu sözleşme ile belgelenmiştir.
Lisans veren kişi yani marka sahibi markanın korunması açısından hakları ve dava açma yetkisini elinde bulundurmaktadır. Çünkü marka tescili temsil ettiği ürün ya da hizmeti diğer kişilere karşı koruma sağlamaktadır. Marka sahibi temsil edilen ürün veya hizmetini markasını tescil ettirerek aynı sınıfta bulunan diğer ürün veya hizmete karşı markasını koruma altına almış olur ve taklit edilmesini önler. Diğer bir deyişle kimse tescilli bir marka üzerinde hak iddia edemez. Markanın tescil edilmesi üreticiyi tüketiciye karşı güvenilir hale getirirken bu durum tüketiciler açısından da bir tür garanti anlamına gelir. Bu yüzden markanın tescil edilmesi ve markanın kiralanması çok önemli bir süreçtir.
Markanın temsil ettiği ürün veya hizmetin geliştirilmesi, tanıtılması için marka sahipleri tarafından sıkça başvurulan bir yöntem olan marka lisans sözleşmeleriyle markanın üçüncü kişiler tarafından kullanılması mümkün olmaktadır.  Ürünleri dünya piyasasında tanınır hale getirmek için marka sahipleri lisans sözleşmeleriyle markalarının başkaları tarafından kullanılmasına belirli bir süreliğine izin vermiş olurlar. Bu sayede tek başlarına yürütemeyecekleri ticari faaliyetleri gerçekleştirmiş olurlar. Böylece markalarını daha geniş bir kitleye yayarak finansal olarak kazanç sağlarlar. Bir anlamda markalarının kullanım hakkını lisans sözleşmeleriyle satarlar.

Marka Yenileme Nasıl Yapılır

Marka Yenileme Nasıl Yapılır

Marka Yenileme Nasıl Yapılır
Marka, bir işletmenin bütün varlıklarını temsil eden, hizmetlerini ve mallarını diğer işletmelerden ayırt edilmesini sağlayan, malın veya hizmetin simgesi olan işarettir. Marka kelimeden oluşabileceği gibi malı veya hizmeti temsil eden herhangi bir işaret, resim ya da harften de oluşabilir. Markanın tescil edilmesi yani marka tescil belgesi de işletmenin varlıklarını koruması için temsil ettiği kuruluşun ya da kişinin üzerine tescillenmesidir.
Mark tescil işlemi süreci marka değeri olarak belirlenen sembolün tescil edilmeye uygun olup olmadığının araştırılmasıyla başlar. Eğer tescil ettirilmek istenen marka değeri tescil ettirilmeye uygunsa Türk Patent ve Marka Kurumu’ na başvuru yapılır. Marka değerlendirme süreci tescil başvurusu yapılmasının ardından başlar. Üç ay süren bu dönem askı süresi diye adlandırılan dönemdir. Markalar için bu dönem yayına çıkma sürecidir. 3 ay süren bu süreç markaların benzer markalar karşısında yasal olarak korunduğu resmi bir süredir. Bu süre içerisinde marka benzerliği tespit edilirse markaya itiraz gelir. Bu süreçte itiraz gelen markalar karşı görüş bildirme hakkına sahiptir. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu itiraz araştırılarak benzerliğin haklı ya da haksız olduğuna karar verilir.
3 aylık sürecin ardından markaya itiraz gelmezse marka tescil işlemi sonuçlandırılır. Artık tescillenen marka başvuru tarihinden itibaren 10 yıl süresince koruma altındadır. İstenildiği takdirde onar yıllık süreler halinde marka tescili sayısız şekilde yenilenebilir.
Marka koruma süresi olan 10 yıllık süre bittiğinde marka sahibinin ya da marka vekilinin talebiyle yenilenir. Bu talep marka koruma süresinin bittiği günden önceki altı ay içerisinde yapılır. Eğer bu süre geçmişse marka yenileme talebi ek ücreti ödenerek marka koruma süresi olan 10 yıllık sürenin bittiği son günden sonra altı ay olan uzatma süresi içerisinde yapılabilmektedir. Yenileme talebi sonucunda marka tescili sicile işlenir ve yayınlanır. Marka koruma süresi bittiğinde yenileme talebi yapılmadıysa marka altı ay boyunca kalır, bu altı aylık süre bittiğinde ise marka koruma süresi biter ve söz konusu marka diğer işletmelerin tescili için uygun hale gelir. Marka yenileme süresi içerisinden yenileme talebi olmayan markaların koruma süresi biter ve marka hükümsüz sayılır.
Markaların devamlılığı için marka yenileme işlemi şarttır. Hali hazırda kullanılan bir markanın temsil ettiği mal ve hizmet alanı genişlemişse markanın yenilenme işleminin ardından bu yeni alanlar için de gereken başvurular yapılmalıdır. Markanın korunma süresinin bitip tekrardan marka tescili için aynı işlemleri en baştan yapmak marka tescili için çok doğru bir yol değildir.
Marka hizmet sunan işletmeler için sundukları mal veya hizmetin kalitesinin, güvenilirliğinin bir göstergesidir. Aynı zamanda tüketici için de saygınlık demektir. İşletmelerin kullandığı marka onların mal veya hizmetlerini yansıttığından başkalarının sunduğu hizmet için kullanılması marka sahibinin saygınlığını güvenilirliğini, azaltacağından markanın mutlaka korunması gerekmektedir. Bu yüzden ürün ve hizmeti yansıtan marka değerinin mutlaka tescillenmesi gerekmektedir. Marka tescili sunulan hizmet ve ürünlerin de korunması açısından oldukça önemlidir. Markanın devamlılığın sağlanması için de yenileme işleminin mutlaka belirtilen süreler içinde yapılması gerekmektedir.
İzmir marka tescil ofisi hizmeti ile Egemark deneyimli ve profesyonel ekibiyle marka tescili sürecinin her aşamasında bilgi ve destek alabileceğiniz uzman bir danışmanlık kuruluşudur. Bu sürecin doğru ve hızlı bir şekilde ilerlemesi için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Marka Devir Nasıl Yapılır

Marka Devir Nasıl Yapılır

Marka Devir Nasıl Yapılır
Tescilli Marka Devri: Tescil edilen markanın temsil ettiği hizmet ve malların bir bölümünün veya hepsinin başka bir işletmeye ya da kişiye devredilmesi işlemidir. Marka hakkı devir sözleşmesi yapılmasından sonra markayı devredenin malvarlığından çıkarak markayı alanın malvarlığına geçer. Marka devri tescil işlemleri sürerken de yapılabilir fakat olumsuz bir karar çıkma ihtimali olduğundan markayı devralanın hak kaybına uğramaması için tavsiye edilmez.
İşletmesini devreden kişi veya kuruluşun marka devir işlemlerini de yapması gerekmektedir. Bir işletmenin devri kullanılan markasının da devrini kapsamaktadır.
Marka devri temsil ettiği hizmet ve ürünlerin tamamı için yapılabileceği gibi mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yapılabilir. Eğer devir mal veya hizmetlerin bir kısmı için yapılmışsa kısmi olarak devredilen adına yeni bir marka dosyası açılarak devredilen mal veya hizmetler için yeni bir marka tescil belgesi ve numarası oluşturulur.
Marka Devri Hizmet İçeriği

Devredilmek istenen markada haciz rehin gibi unsurların olup olmadığının belirlenmesi, benzer ya da aynı markanın olup olmadığının tespiti, hükümsüzlük durumunun incelenmesi,
Noterde devir işlemi sırasında yol göstermesi açısından marka devir sözleşmesinin taslak olarak hazırlanması,
Yeni hak sahibi adına devir işlemlerinin Türk Patent Enstitüsü’ ne kayıt prosedürlerinin yapılması.

Tescili yapılmış bir marka istenildiği takdirde devredebilir aynı şekilde tescillenmiş bir marka devralınabilir. Yani marka tescil edildikten sonraki 10 yıllık koruma süresi içerisinde de marka devir işlemleri gerçekleştirilebilir. Bu sürenin bitimini beklemek gibi bir zorunluluk yoktur.
Marka devri temsil ettiği ürün ya da hizmetlerin tamamı için veya bir kısmını dışarda bırakacak şekilde gerçekleştirilebilir. Kısmi devir yapılıyor ise devredilmeyen unsurları dışarda tutarak devir işlemi yapılır. Böyle bir durumda hem markayı devralan kişi hem de devreden kişi marka değerini farklı ürün ve hizmetler için kullanabilir. Ancak devredilen sınıfta bulunan ürün/ hizmet ile devredilmeyen kısımda bulunan ürün/ hizmet birbirine çok benzerse ve devralan kişi bu şekilde kullanmayı reddederse Türk Patent Enstitüsü devir işlemini gerçekleştirmez. Çünkü kanunlarımızda da belirtildiği gibi aynı veya çok benzer ürün/ hizmetler için aynı marka birden fazla kişi ya da kuruluş üzerine tescillenemez.
Marka devri işlemleri devir sözleşmeleri yapılarak gerçekleştirilir. Bu sözleşme aslında bir satım sözleşmesi niteliği taşır. Her satım işleminde olduğu gibi devir işlemleri de belirli bir ücretle yapılır. Bu ücretin belirlenmesi tarafların kendi aralarındaki anlaşmayla olur.
Marka devri işlemlerinde dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da marka devir sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasıdır. Geçerlilik şartı olarak bilinen bu sözleşmenin yazılı olması zorunludur. Sözlü olarak tescilli bir markanın başka bir kişiye devredildiğinin söylenmesinin bir bağlayıcılığı ya da geçerliliği yoktur. Sözleşme yazılı ve noterden onaylı olmalıdır.
Marka devri işletme devriyle olabileceği gibi sadece marka devri olarak da gerçekleştirilebilir. Yani markayı devralan kişi söz konusu işletmeyi de almak durumunda değildir. Aynı şekilde bir işletme devredildiğinde markanın da devredilme zorunluluğu yoktur. Fakat marka devri gerçekleştirilmek istenmiyorsa bu durum sözleşmede belirtilmelidir. Aksi takdirde ticari bir işletmenin devrinde eğer aksi belirtilmemişe markanın da devredildiği kabul edilir.
Bir markanın koruma süresi tescil başvurusundan itibaren 10 yıldır. Markanın devredilmesi durumunda bu süre en baştan başlamaz. Yani bir marka 4 yıl kullanıldıktan sonra devredilmişse 6 yıl daha kullanılabilir. Bu yüzden markanın tescil süreci iyi bilinmeli, süre takip edilmeli, süre bitiminde marka devamlılığının sağlanabilmesi için yenileme işlemi yapılmalıdır.

Marka İtiraza Karşı Görüş

Marka İtiraza Karşı Görüş

Marka İtiraza Karşı Görüş
Firmaların hizmet ve ürünlerini birbirlerinden ayırt etmeye yarayan şekil, kavram, sayı veya harften oluşan sembollerin ortak adı olarak tanımlanabilen marka kavramı kişinin veya firmasının temsilcisi olduğundan kullanılmaya başlandığı andan itibaren korunması gereken firmanın en önemli değeridir. Bir markayı korumanın, onu benzerlerinden farklı kılmanın ve ona değer katmanın tek yolu firmanız için kullandığınız ya da kullanmayı düşündüğünüz markanızı tescil ettirmektir. Türkiye’ de marka tescilinin yapıldığı kurum Türk Patent ve Marka Kurumu’dur. İzmir marka tescil işlemlerini kendiniz yapabileceğiniz gibi danışmanlık konusunda uzman kadromuzla hizmet veren firmamızla da bu süreci yürütebilirsiniz.
Marka İtiraza Karşı Görüş Bildirme

Marka tescil aşaması Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil için başvuru yapılmasıyla başlayan ve başvurunun değerlendirilerek sonuca ulaştırılmasıyla son bulan bir süreçtir. Bu süreç her marka tescil işlemi için aynıdır. Başvuru yapıldığı andan itibaren markanız korunmaya alınır.
Değerlendirme sürecinden sonra TPE’ den olumlu karar çıkan marka bültende yayınlanır ve üç aylık askı süreci başlar. Bu süre markaya itiraz edilirse diye bırakılan bir süredir.  Bu süre içerisinde tescillenmiş markalar kendi markalarına benzer bir marka var mı, var ise Tescil edilmiş markanın korunması ile ilgili nasıl bir hukuki yol izlenebileceği konusunda TPE’ ye itiraz ederler. Markaya itiraz gelirse farklı işleyen bu süreç, itiraz gelmemesi durumunda üç aylık bu sürenin sonunda marka tescil edilir. Son aşama eksik belgelerin tamamlanması aşamasıdır. Olumlu sonuçlanan başvurular marka sahibine veya vekiline bildirilerek sürecin tamamlanması sağlanır. Eğer marka alınmak isteniyorsa marka sahibi tescil hizmeti karşılığında ödenmesi gereken bedeli yatırarak marka tescil işlemleri noktalanır.
Tescil edilen marka üzerine tescil edilmiş gerçek kişi ya da tüzel kişiler tarafından 10 yıl kullanılır. Marka artık kişinin üzerine tescil edilmiştir ve o kişiye aittir. Ülkemize bu durum yasal bir durumdur. Markanın her türlü kullanım haklı saklıdır. Bu sayede kişi marka değerini korum hakkını elde etmiş olur. Bu süre onar yıllık sürelerde istenildiği kadar yenilenebilir. Markanın koruma süresi bittiğinde marka vekili veya kişi isteğiyle yenilenir.
Eğer marka başvurunuza itiraz geldiyse itiraza karşı görüş bildirilebilir. Bu karşı görüş 556 Sayılı Marka KHK’ nin Madde 36 kapsamında marka vekiline veya başvuru sahibine tebliğ edilir. İtiraz gelen marka sahibi de vekili aracılığıyla bu itiraza karşı görüş bildirebilir. 556 Sayılı Marka KHK’ de ve uygulamaya ilişkin yönetmelikte karşı görüş bildirme ile ilgili herhangi bir süre bildirilmemekle beraber itirazın da incelenmesi aşamasında karşı görüşün de göz önünde bulundurulabilmesi için 1 ay içinde karşı görüş bildirilmesi istenmektedir.
Karşı görüş bildirme tavsiye edilen bir şey olmakla birlikte yapılması zorunlu olan bir işlem değildir. Karşı görüş bildirme, yapılan itirazın değerlendirilmesi aşamasında savunma özelliği taşır. İtirazı değerlendirenlerin duruma farklı bir açıdan bakmasını ve çeşitli karşı kanıtların değerlendirmede göz önünde bulundurulmasını sağlar. Kötü niyetle yapıldığı düşünülen itiraz başvuruları olduğunda karşı görüş bildirilmesi, markanın nereden çıktığının anlatılması değerlendirme açısından önemli bir konudur.
Marka itiraz başvuruları, karşı görüş bildirme, yanıt yazma ve yapılan itiraza savunma amaçlı yapılacak her türlü iş ve işlem için firmamızdan bilgi alabilirsiniz. Alanında uzman deneyimli kadromuzla marka konusunda her türlü işlem için piyasada en güvenilir en doğruyu bilgiyi firmamızdan alabilirsiniz.

Marka İtiraz İşlemleri

Marka İtiraz İşlemleri

Marka İtiraz İşlemleri
Marka tescil aşaması, tescil ettirilmek istenen marka için Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil başvurunun yapılmasıyla başlar, isteğin değerlendirilip sonuçlanması ile son bulan bir aşamadır. Her marka tescil izmir işlemi aynı süreçte ilerlemektedir.  Başvuru yapıldığı tarihten itibaren tescil ettirilmek istenilen değer koruma altına alınır. Yapılan başvuru sonucunda TPE’ den olumlu sonuç çıkması halinde bültende yayınlanır. Bunun sonrasında ikinci aşama olan askı süresi başlar. Bu süreç üç aylık bir süreci kapsamaktadır. Bu süre markaya herhangi birinden itiraz gelirse diye bırakılan bir süredir. Tescili alınan bir markaya benzer bir marka tespit edilirse bu üç aylık süre içerisinde kişiler Türk Patent ve Marka Kurumu’na hukuki koruma sağlanması ile ilgili itiraz ederler.
İtiraz gelmesi durumunda itiraz edilen marka sahibi tarafından bir karşı görüş yazısı yazılır. Bu yazı haksız bir itiraz olduğunu kanıtlamaya ve marka değerini savunmaya yönelik bir yazıdır. Bu görüşleri dikkate alarak enstitü itirazı değerlendirir ve sonuçlandırır.
Marka Tescil İtiraz Hizmeti

1-Marka Bülteninde Yayınlanan Markalara İtiraz
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından her ay yayınlanan Resmi Marka Bülteni’ nde marka tescil başvuruları yer almaktadır. Marka sahipleri bu markalar arasından kendi markalarına benzediği, eskiye dayalı kullanımları ve marka üzerindeki hakları nedeniyle itiraz etme hakkına sahiptirler. Tescilli bir markanın korunmasının en önemli aşaması olan bu marka izleme aşamasında en başta benzer marka tescil başvurularının tespit edilmesi gerekmektedir.
Marka sahiplerinin bu bültenleri düzenli takip etmeleri ve benzer marka başvurularını tespit etmesi çok zor olacağından marka sahiplerinin tescil işlemlerini yürüten bir firmadan marka izleme hizmeti alması kendi marka değerlerinin korunması açısından önemlidir.
Marka İtiraz Hizmet İçeriği:

Hukuki ve şekli olarak itiraz içeriğinin düzenlenmesi vekile aittir.
Yapılacak itirazı kuvvetlendirecek bilgi, belge, bulguların elde edilmesi marka sahibine ait olabileceği gibi bu bilgi belge ve bulguların itirazda kullanılıp kullanılmayacağı kararı vekile aittir.
Yapılacak itirazda kullanılacak bütün bilgiler gizlidir. 3. kişilerle paylaşılmaz.
İtiraza taraf olan marka firmamız müşterisi ise firmamız itirazın yapılması ile ilgili herhangi bir yükümlülük kabul etmemekte, bu gibi durumlarda itiraz hizmet sözleşmesi yapılmamaktadır.
Ücretlendirme Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayınlanan bültende belirtilen marka başvurusuna itiraz harç ücretinin yanı sıra itiraz vekillik ücretini de kapsayacak şekilde yapılır.

2-Enstitü Kararlarına İtiraz
Hukuki incelemeler sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen ret/kısmi ret kararlarının tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 ay içerisinde itiraz edilebilmektedir. Bu itirazların yapılabilmesi haklı nedenlere bağlıdır. Eğer firmamız müvekkili değilseniz ilk olarak firmamız marka temsilcilerimizi vekil olarak atamanız gerekmektedir. Vekil atama için gerekli evraklar firmamız tarafından hazırlanmaktadır ve vekil atama işlemi ücretsizdir. Egemark müvekkiliyseniz haklı olduğumuz durumlarda müşterilerimizin haklarını korumak için tarafımızdan yürütülen markalarla ilgili verilen ret/kısmi ret kararları ile ilgili işlemleri vekillik ücreti almadan yapmaktayız. Marka tescil işlemi sizin ortaya çıkardığınız bir ismin başkaları tarafından kullanılmasını engellemek ve marka değerinizin korunmasını sağlamak açısından çok önemli bir işlemdir. Bu işlemin en önemli aşamalarından biri olan marka izleme hizmeti firmamız tarafından yapılmaktadır.
Bu süreçte yapılacak itirazlar için Türk Patent ve Marka Kurumu’na itiraz harç ücreti yatırmak gerekmektedir. Firmamız müşterisi iseniz TPE’ ye yatırılacak itiraz harç ücreti haricine vekillik ücreti alınmamaktadır.